İçeriğe atla
İsrâ 100Cüz 15 · Sayfa 292

İsrâ Sûresi 100. Âyet

الإسراء

Sohbete sor

Kul lev entum temlikûne ḣazâ-ine rahmeti rabbî iżen leemsektum ḣaşyete-l-infâk(i)(c) vekâne-l-insânu katûrâ(n)

De ki: "Eğer siz Rabbimin rahmet hazinelerine sahip olsaydınız, o zaman da tükenir korkusuyla cimrilik ederdiniz. Zaten insan çok cimridir."

İsrâ Sûresi

Terzibaba - Necdet Ardıç

(100) Kâl lev entüm temlikune hazâine rahmeti Rabbiy izen leemsektüm haşyetel infak* ve kânel İnsanu katura;)

(Ey Muhammed!) De ki: "Eğer siz Rabbimin rahmet hazinelerine sâhip olsaydınız, fakirlik korkusunu yine de elden bırakmazdınız." Doğrusu insân çok cimridir.” Cenâb-ı Hakk burada nefsi emmâresiyle hareket edenlerin hallerini belirtiyor, insândan kasıt noksan

insân’dır, insân-ı kâmil değildir. Cenâb-ı Hakkk’ın ilk ve en büyük rahmeti odur ki bütün varlıklara kendi rahmaniyetinden vücût vermiştir, işte bunun hazine olduğu söyleniyor bu Âyeti Kerîme’de, “Ben gizli bir hazine idim bilinmekliğimi istedim bu âlemleri halkettim” demek sûretiyle bu hazineyi bu varlığa dağıtmıştır Cenâb-ı Hakk. İşte burada bunu verdiğimiz halde kendilerine kalmayacak, bitecek korkusuyla dışarıya açmazlar diyor, yani kendi varlıklarında mevcut olan İlâh-î hakikatleri ya gafletleri ya da kıskançlıkları dolayısıyla verip anlatıp açmazlar ve kendilerinde atıl olarak bırakırlar fakat bu hazinenin atıl kalması değil faaliyette olması gerekiyor, ki istifade edilsin.

Tükenecek korkusuyla bunu açmamak ayrı, bir de israf etmemek için açmamak ayrı şeydir, aralarında çok büyük fark vardır. Gerektiğinde açmak cimrilik değil hürmettir, burada gerektiğinde dahi kullanmayanlara hitap ediliyor. Beşeriyyet gözü ile bakışın sonucu olarak beşeri düşünce sürekli bugün ne olacak yarına ne kalacak diye düşünceler içinde olduğundan kullanmaz ve kendi nefsine en büyük kötülüğü yapmış olur çünkü o hazinenin sahibi olan nefsin, sahibi Cenâb-ı Hakk’tır ve kullanımın o istikamette olması lâzımdır. Bu hazineyi ne kadar çok dağıtırsa Cenâb-ı Hakkk’ı o kadar çok tanıtmış olması dolayısıyla o kadar çok gelir elde etmiş olur, gelir derken maddi mânâda değil manevi mânâda gelirdir.

İnsân nefsi emmâresi yönüyle çok cimridir, yoksa nefsi sâfiyesi yönüyle bir insân’ın cimri olduğunu düşünmek mümkün değildir.

Bu âyet şu eserlerde de geçiyor(2)