Ev yusbiha mâuhâ ġavran felen testatî'a lehu talebâ(n)
"Ya da suyu çekiliverir de (bırak bir daha bulmayı) artık onu arayamazsın bile."
"Yahut, bağının suyu yerin dibine çekilir de bir daha suyunu çıkarıp bağını sulayamazsın."
Kehf Suresi'nin 41. ayeti, dünya malına güvenmenin geçiciliğini ve Allah'ın kudretini vurgulayan bir uyarı içermektedir. Ayet, suyun çekilmesi ve bir daha bulunamaması metaforu üzerinden, nimetlerin Allah'tan geldiğini ve O'nun dilemesiyle yok olabileceğini anlatır.
Râgıb el-İsfehânî (el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân): Râgıb, 'sabah' (صُبْح) kelimesinin başlangıç ve açıklık anlamına geldiğini belirtir. 'Asbaha' (أَصْبَحَ) fiili ise bir şeyin bir halden başka bir hale geçmesi, bir duruma dönüşmesi anlamında kullanılır. Ayetteki 'yusbiha' (يُصْبِحَ) kelimesi, suyun 'ğavran' (çekilmiş) bir hale gelmesi, yani mevcut durumunu kaybedip başka bir duruma dönüşmesi anlamındadır.
Ebu'l-Bekâ el-Kefevî (el-Külliyyât): Kefevî, 'sabah' kelimesinin bir şeyin ortaya çıkması ve belirginleşmesiyle ilişkili olduğunu ifade eder. 'Asbaha' fiilinin ise 'sâra' (oldu, dönüştü) anlamında kullanıldığını vurgular. Ayetteki bağlamda, suyun 'ğavr' (çekilmiş) bir hale gelmesi, yani görünür ve ulaşılabilir olmaktan çıkıp kaybolması durumunu ifade eder.
İbn Kuteybe (Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân): İbn Kuteybe, 'mâ' (ماء) kelimesinin genel olarak su anlamına geldiğini belirtir. Ayetteki 'mâuhâ' (مَآؤُهَا) ifadesi, bahçenin hayat kaynağı olan suyuna işaret eder. Bu suyun çekilmesi, bahçenin kuruması ve yok olması anlamına gelir.
Râgıb el-İsfehânî (el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân): Râgıb, 'mâ' kelimesinin canlıların yaşaması için temel bir unsur olduğunu ve Kur'an'da farklı bağlamlarda kullanıldığını ifade eder. Burada 'mâuhâ' (مَآؤُهَا) ifadesi, bahçenin canlılığını ve verimliliğini sağlayan suyu temsil eder. Suyun çekilmesi, bu canlılığın ve verimliliğin sona ermesi demektir.
Ebû Ubeyde (Mecâzü'l-Kur'ân): Ebû Ubeyde, 'ğavr' (غَوْر) kelimesinin suyun yerin derinliklerine inmesi, kaybolması anlamına geldiğini belirtir. Ayetteki 'ğavran' (غَوْرًا) ifadesi, bahçenin suyunun tamamen çekilerek ulaşılamaz hale gelmesini mecazi olarak ifade eder. Bu, nimetin elden gitmesi ve geri gelmemesi durumunu anlatır.
Râgıb el-İsfehânî (el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân): Râgıb, 'ğavr' kelimesinin bir şeyin derinliğine inmek, kaybolmak ve gizlenmek anlamlarına geldiğini açıklar. Suyun 'ğavr' olması, onun yerin derinliklerine çekilerek görünmez ve ulaşılamaz hale gelmesidir. Ayetteki 'ğavran' (غَوْرًا) kelimesi, bahçenin suyunun tamamen kuruyarak yok olmasını ve bir daha elde edilememesini vurgular.
Toshihiko Izutsu (Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar): Izutsu, Kur'an'daki kelimelerin semantik alanlarını incelerken, 'ğavr' gibi kelimelerin sadece fiziksel anlamlarının ötesinde, Allah'ın kudretini ve nimetlerin geçiciliğini ifade eden derin anlamlar taşıdığına dikkat çeker. Burada suyun 'ğavr' olması, Allah'ın dilemesiyle nimetlerin nasıl bir anda yok olabileceğini gösteren güçlü bir metafor olarak işlev görür.
Ebû Bekir es-Sicistânî (Nüzhetü'l-Kulûb): Sicistânî, 'tav'' (طَوْع) kökünün itaat etmek, boyun eğmek ve bir şeye güç yetirmek anlamlarına geldiğini belirtir. 'İstita'a' (اِسْتَطَاعَ) fiili ise bir şeyi yapmaya gücü yetmek, muktedir olmak demektir. Ayetteki 'len testetî'a' (فَلَن تَسْتَطِيعَ) ifadesi, su çekildikten sonra onu geri getirmeye hiçbir şekilde güç yetirilemeyeceğini vurgular.
Semîn el-Halebî (Umdetü'l-Huffâz): Semîn el-Halebî, 'istita'a' fiilinin bir şeyin gerçekleşmesi için gerekli olan tüm imkanlara sahip olmayı ifade ettiğini belirtir. Ayetteki 'len testetî'a lehu taleben' (فَلَن تَسْتَطِيعَ لَهُۥ طَلَبًا) ifadesi, suyun çekilmesi durumunda, onu arayıp bulmak veya geri getirmek için hiçbir çabanın ve imkanın yeterli olmayacağını, yani tam bir acziyeti ifade eder.
Fîrûzâbâdî (Basâiru Zevi't-Temyîz): Fîrûzâbâdî, 'talab' (طَلَب) kelimesinin bir şeyi elde etmek için çaba sarf etmek, aramak ve istemek anlamına geldiğini belirtir. Ayetteki 'taleben' (طَلَبًا) kelimesi, su çekildikten sonra onu bulmak veya geri getirmek için gösterilecek her türlü çabayı ifade eder. Ancak ayet, bu çabanın sonuçsuz kalacağını vurgular.
Mevlüt Güngör (Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi): Güngör, 'talab' kelimesinin Kur'an'da farklı bağlamlarda kullanıldığını ve genellikle bir şeyi elde etme arzusunu ve bu yöndeki eylemi ifade ettiğini belirtir. Ayetteki 'taleben' (طَلَبًا) kelimesi, suyun kaybolmasından sonra onu yeniden elde etme arayışını ve bu arayışın beyhudeliğini anlatır. Bu, Allah'ın kudreti karşısında insanın acizliğini gösteren bir ifadedir.
Kehf-Mağara Sûresi
Terzibaba - Necdet Ardıç
* “Ya da suyu çekiliverir de (bırak bir daha bulmayı) artık onu arayamazsın bile.”
وَأُحِيطَ بِثَمَرِهِ فَأَصْبَحَ يُقَلِّبُ كَفَّيْهِ عَلَى مَا أَنفَقَ فِيهَا وَهِيَ خَاوِيَةٌ عَلَى عُرُوشِهَا وَيَقُولُ يَا لَيْتَنِي لَمْ أُشْرِكْ بِرَبِّي أَحَداً
42-) Ve uhıyta Bi semerihi feasbeha yukallibü keffeyhi alâ ma enfeka fiyha ve hiye haviyetün alâ uruşiha ve yekulü ya leyteniy lem üşrik Bi Rabbiy ehada;