İçeriğe atla
Meryem 22Cüz 16 · Sayfa 306

Meryem Sûresi 22. Âyet

مريم

Sohbete sor

Fehamelet-hu fentebeżet bihi mekânen kasiyyâ(n)

Böylece Meryem, çocuğa gebe kaldı ve onunla uzak bir yere çekildi.

Meryem Sûresi

Terzibaba - Necdet Ardıç

(22) Fe hamelethu fentebezet bihî mekânen kasıyyen.)

“Böylece ona hâmile kaldı. Bundan sonra onunla uzak bir mekâna (yere) çekildi.” Bu Âyet-i kerîmeler hakkında Muhyiddîni Arabî hazretlerinin Fusûs-ül Hikem isimli eserinden ilgili kısımları aktaralım: Daha geniş bilgi isteyen aynı esere müracaat edebilir.


Şimdi ne zaman ki Cebrâil (a.s) dan ibâret olan rûhu’l-emin, bir insân olarak cisimlendi, (Hz. Meryem) zannetti ki o insândır, kendisine cinsi münasebet arzu eder. Böyle olunca Allah Teâlâ’nın kendisini ondan kurtarması için, bütün konsantrasyonu ile, ondan Allah Teâla’ya sığındı. Çünkü kesinlikle bunun caiz olmayan şeylerden olduğunu bilir idi. Bundan dolayı, ona Allah ile tam bir huzur hâsıl oldu ki, o da mânevi rûh’tur. Eğer ona bu anda bu hâl üzere üflese idi, annesinin hâlinden dolayı, Îsâ, hilkatinin fenâlığından dolayı, hiçbir kimsenin ona tâkat getiremeyeceği bir vasıfta çıkar idi.

Şimdi ona “Ben ancak senin Rabbinin resûlüyüm; sana temiz ve pak bir erkek çocuk bağışlamak için geldim” (Meryem, 19/19) dediği zaman bu sıkıntıdan rahatladı ve gönlü ferahladı.

Bundan dolayı Îsâ (a.s)ı ona bu sırada üfledi. Şu halde Cebrâil Allah’ın kelimesi Meryem’e aktarılmış oldu. Nasıl ki Resûl, Allah’ın kelâmını ümmetine aktardı, o da Allah Teâlâ’nın (Nisa, 4/171) “ve KelimetuHU, elkaha ila Meryeme ve rûhun minHU,” yâni “ve O’nun kelimesidir. Onu Meryem’e ilkâ etmiştir ve kendisinden bir rûh’tur” sözüdür.

Şimdi Meryem’de şehvet yayıldı. Bundan dolayı, Îsâ’nın cismi, Meryem tarafından mutlak sudan(ma’-i muhakkak) ve Cebrâil tarafından da bu üflemenin rutubetinde yaygın olan sanal sudan (mâ’-i mütevvehhem) mahlûk oldu. Çünkü madde bedenden olan üfleme de, suyun esaslarından bazı şey mevcût olmasından dolayı rutubetlidir. Böyle olunca Îsâ’nın cismi mutlak su ve sanal su’dan vücuda geldi. Ve insân türünde vücuda getirmenin, ancak alışılageldiği üzere gerçekleşmesi için, annesinden ve Cebrâil’in insân sûretinde cisimlenmesinden, insân sûreti üzere çıktı. Böyle olunca Îsâ (a.s.) ölüyü diriltir çıktı. Çünkü o “ilâhi rûh’tur”.

Bu âyet şu eserlerde de geçiyor(1)