Veyekûlu-l-insânu e-iżâ mâ mittu lesevfe uḣracu hayyâ(n)
İnsan, "Öldüğümde gerçekten diri olarak (topraktan) çıkarılacak mıyım?" der.
Halbuki insan şöyle der: "Ben öldüğüm zaman, ileride gerçekten diri olarak (mezardan) çıkarılacak mıyım?"
Bu ayet, insanın ölümden sonraki diriliş konusundaki şaşkınlığını ve inkârını dile getirmektedir. Temel olarak 'insan', 'ölüm' ve 'diriliş' kavramları etrafında şekillenmekte, ahiret inancının merkezî bir meselesine vurgu yapmaktadır.
Râgıb el-İsfehânî (el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân): İnsan (إنسان), 'üns' (yakınlık, alışkanlık) kökünden gelir ve hem unutkanlığı (nisyân) hem de diğer insanlarla ünsiyet kurma ihtiyacını ifade eder. Ayetteki kullanımı, insanın ahiret konusunda gösterdiği şaşkınlık ve inkârın, onun bu 'unutkanlık' ve 'alışkanlık' vasfıyla ilişkili olabileceğine işaret eder; yani dünya hayatına alışmış olmanın getirdiği bir gaflet hali.
Ebu'l-Bekâ el-Kefevî (el-Külliyyât): İnsan (إنسان), 'ins' kelimesinin çoğulu olan 'enâsî' ile de ilişkilendirilir ve 'görünür olmak' anlamını taşır. Bu ayetteki 'insan' kelimesi, genel olarak insan türünü temsil eder ve ölümden sonraki diriliş gerçeği karşısındaki ortak bir insanî tepkiyi, yani şaşkınlığı ve sorgulamayı ifade eder.
Toshihiko Izutsu (Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar): Kur'an'da 'insan' kavramı, genellikle Allah'ın kudretine karşı nankörlük eden, aceleci, zayıf ve unutkan bir varlık olarak tasvir edilir. Bu ayetteki 'insan'ın diriliş konusundaki şaşkınlığı, onun bu nankör ve unutkan yönünü yansıtır; zira Allah'ın yaratma kudretini göz ardı ederek kendi sonlu varlığını mutlaklaştırma eğilimindedir.
İbn Kuteybe (Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân): Mevt (موت), hayatın zıddıdır ve ruhun bedenden ayrılmasıyla gerçekleşen durumu ifade eder. Ayetteki 'mitü' (ben öldüğümde), insanın kendi ölümünü tasavvur etmesini ve bu durumdan sonraki dirilişin imkânsızlığını sorgulamasını dile getirir.
Râgıb el-İsfehânî (el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân): Mevt (موت), canlılığın yok olmasıdır ve Kur'an'da farklı şekillerde kullanılır; bazen gerçek ölüm, bazen uyku, bazen de cehalet gibi manevî ölümler için. Bu ayetteki 'mitü', fiziksel ölüm anlamına gelir ve insanın bedeninin çürüyüp yok olmasından sonra tekrar canlandırılma fikrine duyduğu şaşkınlığı vurgular.
Mevlüt Güngör (Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi): Mevt kelimesi, Kur'an'da genellikle 'hayat' kelimesiyle zıt anlamlı olarak kullanılır ve varlığın son bulması, işlevsiz hale gelmesi durumunu ifade eder. Ayetteki 'mitü' ifadesi, insanın kendi varlığının sona ermesini ve bu sona erme halinden sonraki bir başlangıcı idrak etmekte zorlandığını gösterir.
Ebû Ubeyde (Mecâzü'l-Kur'ân): Hurûc (خروج), bir şeyin bir yerden ayrılması veya dışarı çıkmasıdır. Ayetteki 'uhrecu' (çıkarılacağım/diriltileceğim), mecazi bir anlam taşır ve ölümden sonra topraktan veya yokluktan yeniden varlık alemine çıkarılmayı, yani dirilişi ifade eder.
Semîn el-Halebî (Umdetü'l-Huffâz): Hurûc (خروج), bir şeyin bulunduğu yerden ayrılması ve ortaya çıkmasıdır. Bu ayetteki 'uhrecu', ölü bedenin topraktan veya yokluktan yeniden canlandırılarak ortaya çıkarılması anlamındadır. İnsanın bu fiili kendi başına yapamayacağı, ancak bir başkası (Allah) tarafından gerçekleştirileceği pasif yapısıyla vurgulanır.
Fîrûzâbâdî (Basâiru Zevi't-Temyîz): Hurûc (خروج), bir şeyin bir yerden ayrılması ve görünür hale gelmesidir. 'Uhrecu' fiili, insanın ölümden sonraki dirilişini, yani toprağın altından veya yokluktan yeniden varlık sahnesine çıkarılmasını ifade eder. Bu, Allah'ın kudretinin bir tecellisi olarak, insanın kendi iradesi dışında gerçekleşecek bir eylemdir.
Râgıb el-İsfehânî (el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân): Hayat (حياة), ölümün zıddıdır ve ruhun bedende bulunmasıyla gerçekleşen canlılık halidir. Ayetteki 'hayyen' (canlı olarak), insanın öldükten sonra tekrar eski canlılığına kavuşarak diriltileceğini ifade eder. Bu kelime, dirilişin sadece bir varoluş değil, aynı zamanda tam bir canlılık ve işlevsellik hali olacağını vurgular.
Ebû Bekir es-Sicistânî (Nüzhetü'l-Kulûb): Hayy (حي), diri ve canlı demektir. 'Hayyen' kelimesi, öldükten sonraki dirilişin, ruhun bedene geri dönmesiyle tam bir canlılık haliyle gerçekleşeceğini belirtir. İnsanın şaşkınlığı, bu tam canlılık halinin, çürümüş bir bedenden nasıl tekrar ortaya çıkacağı üzerinedir.
Toshihiko Izutsu (Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar): Kur'an'da 'hayat' kavramı, sadece biyolojik bir durum değil, aynı zamanda Allah'ın kudretinin ve yaratıcılığının bir göstergesidir. 'Hayyen' kelimesi, ölümden sonraki dirilişin, Allah'ın mutlak kudretiyle gerçekleşecek olan yeni ve tam bir hayat olduğunu vurgular. İnsanın bu duruma şaşırması, Allah'ın kudretini tam olarak idrak edememesinden kaynaklanır.
Meryem Sûresi
Terzibaba - Necdet Ardıç
(66) (Ve yekûlul insânu e izâ mâ mittu le sevfe uhracu hayyen.) Ve insân: “Ben, öldükten sonra mı diri olarak mutlaka çıkarılacağım?” der.