Śumme lenenzi'anne min kulli şî'atin eyyuhum eşeddu ‘alâ-rrahmâni ‘itiyyâ(n)
Sonra her bir topluluktan, Rahman'a karşı en isyankar olanları mutlaka çekip çıkaracağız.
Sonra her zümreden Rahmân'a karşı en ziyade isyankâr hangileri ise, muhakkak ayırıp atacağız.
Meryem Suresi'nin 69. ayeti, kıyamet gününde her ümmetten Rahman'a karşı en şiddetli isyanı gösterenlerin ayrıştırılacağını bildirmektedir. Ayet, ilahi adaletin tecellisini ve isyankârların akıbetini vurgulayan güçlü bir dil kullanır.
Râgıb el-İsfehânî (el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân): Râgıb, 'نزع' kelimesinin bir şeyi yerinden söküp çıkarmak, ayırmak anlamına geldiğini belirtir. Ayetteki 'لَنَنزِعَنَّ' ifadesi, Rahman'a isyan edenlerin diğerlerinden şiddetle ayrılıp çıkarılacağını, onların kendi topluluklarından çekilip alınacağını vurgular.
Ebû Ubeyde (Mecâzü'l-Kur'ân): Ebû Ubeyde, 'نزع' fiilinin mecazi olarak bir şeyi bir yerden ayırmak, seçmek anlamında kullanılabileceğini ifade eder. Ayetteki bağlamda, her şiiadan (topluluktan) Rahman'a en çok isyan edenin seçilip ayrıştırılmasına işaret eder.
Semîn el-Halebî (Umdetü'l-Huffâz): Semîn el-Halebî, 'نزع' fiilinin 'bir şeyi yerinden söküp atmak' manasına geldiğini ve bu ayetteki kullanımının, isyankârların kendi topluluklarından zorla ayrılmasını ve cezalandırılmak üzere öne çıkarılmasını ifade ettiğini açıklar.
Râgıb el-İsfehânî (el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân): Râgıb, 'شيعة' kelimesinin 'birbirine uyan, aynı görüşü paylaşan topluluk' anlamına geldiğini belirtir. Ayetteki 'كُلِّ شِيعَةٍ' ifadesi, kıyamet gününde her bir inanç veya yaşam tarzı grubundan, her bir ümmetten bahsedildiğini gösterir.
Fîrûzâbâdî (Basâiru Zevi't-Temyîz): Fîrûzâbâdî, 'شيعة' kelimesinin 'birbirini takip eden, aynı yolu tutan cemaat' olduğunu ifade eder. Ayette, farklı inanç ve amellere sahip olan her bir grubun kendi içinde değerlendirileceğine işaret eder.
Toshihiko Izutsu (Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar): Izutsu, 'şî'a' kavramının Kur'an'da genellikle 'fırka', 'grup' veya 'parti' anlamında kullanıldığını ve bazen olumsuz bir çağrışım taşıyarak ayrılıkçı grupları ifade ettiğini belirtir. Bu ayette ise genel olarak 'her bir topluluk' anlamında kullanılmıştır.
Râgıb el-İsfehânî (el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân): Râgıb, 'شدة' kelimesinin 'güçlülük, katılık, zorluk' anlamlarına geldiğini belirtir. 'أشدّ' ise bunun ism-i tafdili olup 'en şiddetli, en güçlü' demektir. Ayette, Rahman'a karşı isyanda en ileri giden, en katı olan kişiyi niteler.
Ebu'l-Bekâ el-Kefevî (el-Külliyyât): Kefevî, 'شدة' kelimesinin bir şeyin kuvvet ve katılık yönünü ifade ettiğini belirtir. 'أشدّ' ise bu niteliğin en üst derecesini gösterir. Ayetteki kullanımı, Rahman'a karşı isyanın derecesini ve şiddetini vurgular.
İbn Kuteybe (Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân): İbn Kuteybe, 'عتو' kelimesinin 'isyan etmek, haddi aşmak, kibirlenmek' anlamlarına geldiğini ifade eder. Ayetteki 'عِتِيًّا' kelimesi, Rahman'a karşı gösterilen aşırı isyanı ve itaatsizliği vurgular.
Râgıb el-İsfehânî (el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân): Râgıb, 'عتو' kelimesinin 'haddi aşmak, kibirlenmek ve isyan etmek' anlamında kullanıldığını belirtir. Ayetteki 'عِتِيًّا' ifadesi, Rahman'ın emirlerine karşı gelmede ve O'na isyanda gösterilen aşırı derecedeki azgınlığı ve inatçılığı ifade eder.
Mevlüt Güngör (Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi): Güngör, 'utuvv' kökünün Kur'an'da genellikle 'azgınlık, isyan, haddi aşma' anlamlarında kullanıldığını ve ilahi sınırlara riayet etmeme durumunu ifade ettiğini belirtir. Bu ayette, Rahman'a karşı gösterilen en şiddetli başkaldırıyı niteler.
Meryem Sûresi
Terzibaba - Necdet Ardıç
(69) (Summe le nenzianne min kulli şîatin eyyuhum eşeddu aler rahmâni ıtîyyen.)
“Sonra bütün gruplardan onların hangisi, Rahmân'a karşı daha çok asi olduysa, onları mutlaka ayıracağız.”