Lekad ahsâhum ve'addehum ‘addâ(n)
Andolsun, Allah onları ilmiyle kuşatmış ve tek tek saymıştır.
And olsun ki Allah onların hepsini kuşatmış, kendilerini ve yaptıklarını bir bir saymıştır.
Meryem Suresi 94. ayet, Allah'ın yaratılmışlar üzerindeki mutlak ilmini ve kontrolünü vurgular. Ayet, 'ihsâ' ve 'add' kavramları üzerinden, Allah'ın her şeyi eksiksiz bir şekilde kuşattığını ve hiçbir şeyin O'nun bilgisinin dışında kalmadığını dilbilimsel bir derinlikle ifade eder.
Râgıb el-İsfehânî (el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân): Râgıb, 'ihsâ' kelimesinin aslen çakıl taşlarını saymak anlamına geldiğini, ancak mecazi olarak bir şeyi tam olarak bilmek, kuşatmak ve sayısını tespit etmek için kullanıldığını belirtir. Ayetteki 'ahsâhum' ifadesi, Allah'ın yaratılmışların her birini, sayılarını ve durumlarını eksiksiz bir şekilde bildiğini, hiçbir şeyin O'nun ilminden kaçmadığını ifade eder.
Ebû Ubeyde (Mecâzü'l-Kur'ân): Ebû Ubeyde, 'ahsâhum' ifadesini 'onların sayısını bildi' şeklinde açıklar. Bu, Allah'ın yaratılmışların sayısını ve miktarını tam olarak kavradığını, hiçbirinin O'nun bilgisinin dışında kalmadığını mecazi bir anlatımla ortaya koyar.
Toshihiko Izutsu (Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar): Izutsu, 'ihsâ' kavramının Kur'an'da genellikle Allah'ın mutlak ilmini ve her şeyi kuşatan kudretini ifade etmek için kullanıldığını belirtir. Bu ayetteki 'ahsâhum', Allah'ın yaratılmışların her birini tek tek bildiğini ve onların kaderlerini tayin ettiğini gösteren bir ilahi kudret ve bilgi beyanıdır.
İbn Kuteybe (Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân): İbn Kuteybe, 'addehum' kelimesini 'onları saydı' olarak açıklar. Bu, Allah'ın yaratılmışların her birini, sayılarını ve miktarlarını tam olarak bildiğini ve hiçbirinin O'nun ilminden kaçmadığını vurgular. 'İhsâ' ile birlikte kullanılması, bilginin ve saymanın eksiksizliğini pekiştirir.
Fîrûzâbâdî (Basâiru Zevi't-Temyîz): Fîrûzâbâdî, 'add' kelimesinin bir şeyi saymak, miktarını belirlemek anlamına geldiğini belirtir. Ayetteki 'addehum', Allah'ın yaratılmışların her birini tek tek saydığını, onların sayısını ve miktarını tam olarak bildiğini ifade eder. Bu, Allah'ın her şeye nüfuz eden ilmini gösterir.
Mevlüt Güngör (Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi): Güngör, 'add' fiilinin Kur'an'da genellikle sayısal bir belirlemeyi ifade ettiğini belirtir. 'Ve addehum' ifadesi, Allah'ın yaratılmışların sayısını tam olarak bildiğini ve bu bilginin mutlak olduğunu vurgular. Bu, Allah'ın her şeyi kuşatan ilminin bir göstergesidir.
Semîn el-Halebî (Umdetü'l-Huffâz): Semîn el-Halebî, 'addan' kelimesinin 'addehum' fiilinin masdarı olarak gelmesinin, sayma eyleminin mutlak ve eksiksiz bir şekilde gerçekleştiğini pekiştirdiğini belirtir. Bu, Allah'ın yaratılmışları saymasının sıradan bir sayma değil, tam ve kusursuz bir bilgiyle gerçekleştiğini vurgular.
Ebu'l-Bekâ el-Kefevî (el-Külliyyât): el-Kefevî, masdarın fiili pekiştirmek için kullanılmasının, o fiilin anlamının güçlendirildiğini gösterdiğini ifade eder. 'Addan' kelimesi, Allah'ın yaratılmışları sayma eyleminin tam, eksiksiz ve hiçbir şeyi dışarıda bırakmayacak şekilde gerçekleştiğini vurgulayarak, O'nun mutlak ilmini ve kudretini pekiştirir.
Meryem Sûresi
Terzibaba - Necdet Ardıç
(94) (Lekad ahsâhum ve addehum adden.)
“Andolsun ki onları, tek tek adetlendirerek tespit etti” (saydı).