Ve-in ‘azemû-ttalâka fe-inna(A)llâhe semî'un ‘alîm(un)
Eğer (yemin edenler yeminlerinden dönmeyip kadınlarını) boşamaya karar verirlerse (ayrılırlar). Biliniz ki, Allah hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir.
Yok eğer boşamaya karar vermişlerse, şüphesiz ki Allah söylediklerini işitir, kurduklarını bilir.
Bu ayet, boşanma kararı alan eşlerin durumunu ele alırken, Allah'ın her şeyi işiten ve bilen olduğunu vurgular. Ayet, 'azm' (kararlılık), 'talâk' (boşanma), 'semî'' (işiten) ve 'alîm' (bilen) kavramları üzerinden ilahi denetimi ve adaleti hatırlatır.
Râgıb el-İsfehânî (el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân): Râgıb, 'azm' kelimesini bir işe kesin olarak karar vermek ve o işi yapmaya niyetlenmek olarak açıklar. Ayetteki 'azemû'l-talâk' ifadesi, boşanma konusunda kesin bir irade beyanını ve bu kararı uygulamaya yönelik azmi ifade eder. Bu, sadece bir düşünce değil, fiiliyata dökülmeye hazır bir kararlılıktır.
Ebû Ubeyde (Mecâzü'l-Kur'ân): Ebû Ubeyde, 'azm' kelimesinin mecazi olarak bir işin nihai kararı ve kesinleşmesi anlamında kullanıldığını belirtir. Ayetteki bağlamda, boşanma konusunda geri dönülmez bir karar alınmasını, yani iddet süresi içinde eşlerin barışma ihtimalinin ortadan kalktığını ima eder.
Toshihiko Izutsu (Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar): Izutsu, 'azm' kavramının Kur'an'da sadece bir niyetten öte, kararlılıkla bir eyleme yönelme ve bu eylemi gerçekleştirme iradesini ifade ettiğini belirtir. Bakara 227'deki kullanımı, boşanma kararının ciddiyetini ve bu kararın Allah katındaki önemini vurgular.
İbn Kuteybe (Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân): İbn Kuteybe, 'talâk' kelimesinin lügat anlamının 'serbest bırakmak, salıvermek' olduğunu belirtir. Şer'i anlamda ise evlilik akdini sona erdirmek demektir. Ayetteki kullanımı, eşlerin evlilik birliğini sonlandırma niyetini ve bu eylemin hukuki sonucunu ifade eder.
Râgıb el-İsfehânî (el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân): Râgıb, 'talâk' kelimesinin asıl anlamının 'bağlı olan bir şeyi çözmek' olduğunu, buradan hareketle evlilik bağının çözülmesine 'talâk' denildiğini açıklar. Ayette, bu eylemin 'azm' ile birlikte zikredilmesi, boşanma kararının kesinliğini ve ciddiyetini vurgular.
Mevlüt Güngör (Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi): Güngör, 'talâk' kavramının Kur'an'da genellikle belirli kurallar ve haklarla sınırlandırılmış bir ayrılık biçimi olarak kullanıldığını belirtir. Bakara 227'de, bu kararın Allah'ın bilgisi dahilinde gerçekleştiği vurgulanarak, boşanmanın keyfi değil, belirli şartlara bağlı bir eylem olduğu ima edilir.
Ebu'l-Bekâ el-Kefevî (el-Külliyyât): Kefevî, 'semî'' sıfatının Allah için kullanıldığında, sadece sesleri duymakla kalmayıp, aynı zamanda gizli ve açık her türlü sözü, niyeti ve kararı işittiğini ifade ettiğini belirtir. Ayetteki 'semî'' ifadesi, eşlerin boşanma konusundaki kararlarının ve niyetlerinin Allah tarafından bilindiğini ve işitildiğini vurgular.
Fîrûzâbâdî (Basâiru Zevi't-Temyîz): Fîrûzâbâdî, 'semî'' kelimesinin Allah'a nispet edildiğinde, O'nun işitmesinin yaratılmışların işitmesi gibi sınırlı olmadığını, aksine her şeyi kuşatan mutlak bir işitme olduğunu açıklar. Bu ayette, boşanma gibi hassas bir konuda alınan kararların Allah'ın mutlak işitmesi altında olduğu hatırlatılır.
Toshihiko Izutsu (Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar): Izutsu, 'semî'' ve 'alîm' gibi sıfatların Kur'an'da genellikle Allah'ın insan eylemleri üzerindeki mutlak denetimini ve adaletini vurgulamak için kullanıldığını belirtir. Bakara 227'de, boşanma kararının Allah'ın işitmesi ve bilgisi dahilinde olması, taraflara sorumluluklarını hatırlatır.
Semîn el-Halebî (Umdetü'l-Huffâz): Semîn el-Halebî, 'alîm' sıfatının Allah için kullanıldığında, O'nun geçmişi, şimdiyi ve geleceği, görüneni ve görünmeyeni, açığı ve gizliyi, her şeyi kuşatan mutlak bir bilgiye sahip olduğunu ifade ettiğini belirtir. Ayetteki 'alîm' ifadesi, boşanma kararının ardındaki niyetleri, sebepleri ve sonuçları Allah'ın tam olarak bildiğini vurgular.
Râgıb el-İsfehânî (el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân): Râgıb, 'ilm' kelimesinin bir şeyi olduğu gibi idrak etmek olduğunu, 'alîm' sıfatının ise bu idrakin sürekli ve mutlak olduğunu açıklar. Bakara 227'de, Allah'ın boşanma kararının tüm detaylarını, tarafların iç dünyalarını ve bu kararın getireceği her şeyi bildiği hatırlatılır.
Mevlüt Güngör (Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi): Güngör, 'alîm' sıfatının Kur'an'da genellikle Allah'ın adaletinin ve hikmetinin bir göstergesi olarak kullanıldığını belirtir. Bu ayette, boşanma gibi önemli bir konuda alınan kararların Allah'ın mutlak bilgisi altında olması, taraflara adil davranma ve sorumluluklarını yerine getirme yükümlülüğünü hatırlatır.
Bakara Sûresi
Terzibaba - Necdet Ardıç
وَإِنْ عَزَمُواْ الطَّلاَقَ فَإِنَّ اللّهَ سَمِيعٌ عَلِيمٌ
(2/227) Ve in azemüttalaka feinnAllahe Semi'un 'Aliym;
* Eğer (yemin edenler yeminlerinden dönmeyip kadınlarını) boşamaya karar verirlerse (ayrılırlar). Biliniz ki, Allah hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir.