İçeriğe atla
Tâhâ 30Cüz 16 · Sayfa 313

Tâhâ Sûresi 30. Âyet

طه

Sohbete sor

Hârûne eḣî

"Kardeşim Harun'u."

Tâ-Hâ Sûresi

Terzibaba - Necdet Ardıç

Kardeşim Hârûn’dan kasıt, bir bakıma kendisinde olan güçlerden, en kuvvetli olanların faaliyete geçmesidir. Örneğin Rûhun ona yardım edecek en güçlü tarafı olan akıl gibi.

Bu talepte gerçekten ince bir hakikat vardır, Daha evvelce Hârun’un bu işlerle hiç tecrubesi ve İlâh-î bir işareti olmadığı halde Mûsânın talebinin, bâzı işlerin bu âlemde de düzenlendiği hakikatine bir ışık tutmaktadır. Yani bütün her şeyin hiç eksiksiz Esmâ âleminde düzenlenmeyip yeri geldiğinde ihtiyaç halinde bu âlemde de oluşturulup faaliyyete geçirildiğide ifade edilmektedir. Mûsâ, Hakk tarafından bâtında, Hârun ise Mûsâ tarafından zâhirde seçilmiştir. Bu da gösteriyor ki, “Kader” sadece bâtın âleminde oluşturulmuyor bu âlemin de kaderin oluşmasında tesirinin varlığı gerçektir. Eğer kişinin yaptığı ve yapacağı bütün fiilleri bâtın âleminde düzenlenmiş oluyor ise bu “cebriyedir” kişi bütün fiilerini sadece kendi uluşturuyor ise buda mutezile’dir.

Dengelisi ise ehli sünnet’tir. Bu hususta Efendimizin de bir talebi vardır. İslâmiyetin başlarında (Yarabb’i beni Ömer veya ebulhakem ile destekle) demiştir. Ebulhakem daha sonra Ebu cehil olmuştur, demekki burada seçim ve seçme konusu vardır. Neticede bu seçim Ömer (r.a.) isabet etmiştir. Burası (Kazâ ve Kader) bahsinin yeri olmadığı için bu kadar bir hatırlatma ile yetinelim ve bu hususun bunların dışında da daha bir çok yönlerinin olduğunu en azından bilelim.


اشْدُدْ بِهِ أَزْرِي

(Uşdud bihî ezrî.)

(Tâ-Hâ, 20/31) “Onunla, gücümü artır (beni güçlendir).”


Bu âyet şu eserlerde de geçiyor(8)