Kâlâ rabbenâ innenâ neḣâfu en yefruta ‘aleynâ ev en yatġâ
Musa ve Harun, şöyle dediler: "Ey Rabbimiz! Şüphesiz biz, onun bize karşı aşırı davranmasından yahut azmasından korkuyoruz."
Tâ-Hâ Sûresi
Terzibaba - Necdet Ardıç
Akl-i ve fikr-i İlâh-î kâlb Mûsâsında birleşince Mûsânın beşeriyeti gereği zâhiri hâle bakarak Fir’âvn’ın sûretteki gücü ve halkı arasındaki üstünlüğü yüzünden bize bir iftira ederse ve nefsi emmâresinin en azgın hali ile bize saldırırsa diye korkuyoruz, dediler.
قَالَ لَا تَخَافَا إِنَّنِي مَعَكُمَا أَسْمَعُ وَأَرَى
(Kâle lâ tehâfâ innenî meakumâ esmâu ve erâ.)
(Tâ-Hâ, 20/46) “(Allahû Tealâ): “İkiniz (de) korkmayın! Muhakkak ki Ben, sizinle berâberim, işitirim ve görürüm.” dedi.”