İçeriğe atla
Tâhâ 6Cüz 16 · Sayfa 312

Tâhâ Sûresi 6. Âyet

طه

Sohbete sor

Lehu mâ fî-ssemâvâti vemâ fî-l-ardi vemâ beynehumâ vemâ tahte-śśerâ

Göklerdeki, yerdeki bu ikisi arasındaki ve toprağın altındaki her şey, yalnızca O'nundur.

Tâ-Hâ Sûresi

Terzibaba - Necdet Ardıç

“Lehu” derken “O’nundur” veyâ “O’nun içindir” şeklinde ki, ifâdelerde de ayrılıklar vardır.

Burada bireysellik mertebesinden çıkılarak genel mertebesi îtibariyle bir tanım yapılmaktadır. Genel anlamda

“O’nundur” ifâdesi herkesin kolaylıkla anlayabileceği ve üzerinde ihtilâf olmayan bir ifâdedir ancak tahkîk ehli işin öteki tarafına da geçerek “O’nun içindir” ifâdesi ile de değerlendirme yapmaktadır. Yânî semâvat ve arz Cenâb-ı Hakk (c.c)’ın zuhuru içindir. Cenâb-ı Hakk (c.c)’ın esmâ-i hüsnâ’ sının ortaya çıkabilmesi için varlıklar lâzımdır. İşte semâvat ve arz bu isimlerin zuhurları içindir.


وَإِنْ تَجْهَرْ بِالْقَوْلِ فَإِنَّهُ يَعْلَمُ السِّرَّ وَأَخْفَى

(Ve in techer bil kavli fe innehu ya’lemus sirre ve ahfâ.)

(Tâ-Hâ, 20/7) “Ve sen, sözü açıklasan da (açıklamasan da) muhakkak ki O, gizliyi ve en gizliyi bilir.”


Bu âyet şu eserlerde de geçiyor(1)