Fetenâze'û emrahum beynehum veeserrû-nnecvâ
Sihirbazlar, işlerini kendi aralarında tartıştılar ve gizli gizli konuştular.
Sihirbazlar aralarında işlerini tartıştılar ve konuşmalarını gizli tuttular
Tâhâ Suresi 62. ayet, sihirbazların kendi aralarındaki ihtilafını ve bu ihtilafı gizli tutma çabalarını dilbilimsel olarak ele almaktadır. Ayet, 'tartışma' ve 'gizli konuşma' eylemleri üzerinden bir gerilimi ve stratejik bir durumu ifade eder.
Râgıb el-İsfehânî (el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân): Râgıb, 'نَزْع' kökünü bir şeyi yerinden söküp çıkarmak olarak tanımlar. 'تَنَازُع' ise iki veya daha fazla kişinin bir şeyi çekişmesi, bir konuda ihtilafa düşmesi demektir. Ayetteki 'فَتَنَازَعُوا۟ أَمْرَهُم' ifadesi, sihirbazların kendi aralarındaki mesele üzerinde fikir ayrılığına düşüp çekişmelerini, yani ortak bir karara varamayıp tartışmalarını ifade eder.
Ebû Ubeyde (Mecâzü'l-Kur'ân): Ebû Ubeyde, 'تنازعوا' kelimesini 'ihtilaf ettiler' veya 'çekişip tartıştılar' şeklinde açıklar. Ayetteki bağlamda, sihirbazların Hz. Musa'nın mucizesi karşısında ne yapacakları konusunda kendi aralarında bir anlaşmazlık yaşadıklarını, farklı görüşler ortaya koyduklarını belirtir.
Toshihiko Izutsu (Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar): Izutsu, Kur'an'daki kavramların semantik alanını incelerken, 'çekişme' ve 'anlaşmazlık' gibi kavramların genellikle bir grubun içindeki birliği bozan unsurlar olarak kullanıldığını belirtir. 'Tenâzu' kelimesi, ayette sihirbazların kendi içlerindeki birliğin bozulduğunu, ortak bir tavır sergilemekte zorlandıklarını gösterir.
Râgıb el-İsfehânî (el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân): Râgıb, 'أَمْر' kelimesinin hem 'emir, hüküm' hem de 'iş, durum, mesele' anlamlarına geldiğini belirtir. Ayetteki 'أَمْرَهُم' ifadesi, sihirbazların Hz. Musa ile ilgili karşılaştıkları durumu, yani onun sihir mi yoksa mucize mi olduğu konusundaki meseleyi ve buna nasıl tepki vereceklerini ifade eder.
Ebû Bekir es-Sicistânî (Nüzhetü'l-Kulûb): Sicistânî, 'أَمْر' kelimesinin Kur'an'da farklı bağlamlarda kullanıldığını ve burada 'iş, durum, hal' anlamında olduğunu belirtir. Sihirbazların tartıştığı 'iş', Hz. Musa'nın gösterdiği mucizenin mahiyeti ve buna karşı takınacakları tavırdır.
Mevlüt Güngör (Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi): Güngör, 'أَمْر' kelimesinin Kur'an'da geniş bir semantik alana sahip olduğunu ve bağlama göre 'mesele, hadise, durum, iş' gibi anlamlar kazandığını vurgular. Tâhâ 62'deki 'أَمْرَهُم', sihirbazların içinde bulundukları kritik durumu ve bu durum karşısında almaları gereken kararı ifade eder.
İbn Kuteybe (Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân): İbn Kuteybe, 'إسرار' kelimesini 'gizlemek, sır tutmak' olarak açıklar. Ayetteki 'وَأَسَرُّوا۟ ٱلنَّجْوَىٰ' ifadesi, sihirbazların kendi aralarında yaptıkları gizli konuşmayı, yani Hz. Musa'ya karşı nasıl bir strateji izleyeceklerine dair fısıltılarını başkalarından sakladıklarını gösterir.
Râgıb el-İsfehânî (el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân): Râgıb, 'سِرّ' kökünün 'gizli olan şey' anlamına geldiğini, 'إسرار'ın ise bir şeyi gizli tutmak, açığa vurmamak olduğunu belirtir. Ayette, sihirbazların kendi aralarındaki tartışmanın sonucunda vardıkları veya varmaya çalıştıkları kararı, dışarıya sızdırmamak için gizli tuttukları vurgulanır.
Semîn el-Halebî (Umdetü'l-Huffâz): Semîn el-Halebî, 'إسرار' fiilinin 'gizlemek' anlamını pekiştirir ve bu eylemin genellikle bir strateji veya planın başkaları tarafından öğrenilmesini engellemek amacıyla yapıldığını ifade eder. Sihirbazların 'necva'larını gizlemesi, onların bir plan üzerinde çalıştıklarını ve bunu düşmanlarından sakladıklarını gösterir.
Ebû Ubeyde (Mecâzü'l-Kur'ân): Ebû Ubeyde, 'نجوى' kelimesini 'gizli konuşma, fısıltı' olarak açıklar. Ayetteki 'وَأَسَرُّوا۟ ٱلنَّجْوَىٰ' ifadesi, sihirbazların kendi aralarında, başkalarının duymasını istemedikleri bir şekilde, alçak sesle konuştuklarını ve bu konuşmayı gizli tuttuklarını belirtir.
Râgıb el-İsfehânî (el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân): Râgıb, 'نجو' kökünün 'bir şeyden ayrılmak, uzaklaşmak' anlamından türediğini ve 'نجوى'nın da insanların başkalarından ayrılarak gizlice konuşması olduğunu ifade eder. Ayette, sihirbazların halktan ve Firavun'dan ayrılarak kendi aralarında gizli bir istişarede bulundukları anlaşılır.
Ebu'l-Bekâ el-Kefevî (el-Külliyyât): Kefevî, 'نجوى' kelimesinin 'gizli konuşma' ve 'sırdaşlık' anlamlarını taşıdığını belirtir. Ayetteki kullanım, sihirbazların kendi aralarında bir sırrı paylaştıklarını, bir planı veya kararı gizlice müzakere ettiklerini gösterir.
Bu âyetin tefsiri eserlerde henüz eşleştirilmedi.
Eşleştirme tamamlandıkça bu bölüm otomatik dolar.