Lâ terkudû verci'û ilâ mâ utriftum fîhi vemesâkinikum le'allekum tus-elûn(e)
Onlara, "Kaçmayın, o içinde şımartıldığınız bolluğa ve yurtlarınıza dönün. Çünkü sorulacaksınız" denildi.
Enbiyâ Sûresi
“Lâ terkudû verci’û ilâ mâ utriftum fîhi vemesâkinikum le’allekum tus-elûn(e)” Onlara, “Kaçmayın, o içinde şımartıldığınız bolluğa ve yurtlarınıza dönün. Çünkü sorulacaksınız” denildi. (21/13)
“Lâ terkudû” kaçış yoktur. Vakti zamanında nefsi emmare yaşamını terkedip لَا “La” nın altındaki boşluğa hayaliniz ve vehimi yaşamınızdan kaçmanız gerekiyordu. Nefsi emarenin sürekli isteğini yerine etitmek onu şımartır. İşte nefsi emmare ölümü tadış ile bu şımardığı nimetlerden kesilecektir. Ve kendine vermiş olduğu hayali benlik ile nefsi ile yaptıklarından sorguya çekilecektir. O “LA” yı göstereni, görebileydi. Hayali varlığından soyunacak ve sorgulanacak kim kalacaktı?
قَالُوا يَا وَيْلَنَا إِنَّا كُنَّا ظَالِمِينَ {الأنبياء/14}
“Kâlû yâ veylenâ innâ kunnâ zâlimîn(e)”