İçeriğe atla
Mü'minûn 104Cüz 18 · Sayfa 348

Mü'minûn Sûresi 104. Âyet

المؤمنون

Sohbete sor

Telfehu vucûhehumu-nnâru vehum fîhâ kâlihûn(e)

Ateş yüzlerini yalar ve onlar orada sırıtır kalırlar.

Mü'minûn Sûresi

"Vucûhehumun" (Yüzlerini): "Yüz" her varlığın kimliği, hüviyyeti, yâni hakîkatidir.

"Talfah" (l‑f‑h) çarpıp yalayan sıcak nefes/alev etkisidir.

"Ateş", Cenâb-ı Hakk'ın Kahhar, Cebbâr, Müntakîm ve benzeri celâlî esmâlarının ve ayrıca "ilâhî heybet"in tecellîsidir ki, kişinin vehmî benliği yakar.

"Ve hum fîhâ kâlihûn" (Onlar orada sırıtır kalırlar): Ehl-i inkârın yüzlerindeki vehmî benlik maskeleri yanınca, çirkin yüzleri açığa çıkar.

"Kâlih", "dudakların çekilip dişlerin açığa çıkması, yüzün kasılıp çirkinleşmesi" demektir. Korku, pişmanlık ya da elemden doğan çarpılma ifâdesi de taşır.


Âyet 105

اَلَمْ تَكُنْ اٰيَات۪ي تُتْلٰى عَلَيْكُمْ فَكُنْتُمْ بِهَا تُكَذِّبُونَ

E lem tekun âyâtî tutlâ aleykum fe kuntum bihâ tukezzibûn.

Allâh, "Âyetlerim size okunuyordu da siz onları yalanlıyordunuz, değil mi?" der.