İçeriğe atla
Mü'minûn 22Cüz 18 · Sayfa 343

Mü'minûn Sûresi 22. Âyet

المؤمنون

Sohbete sor

Ve'aleyhâ ve'alâ-lfulki tuhmelûn(e)

Onların üzerinde ve gemilerde taşınırsınız.

Mü'minûn Sûresi

Bu âyet, mânevî yolculuğun iki temel aşamasını ve vâsıtasını bildirir.

"Aleyha" (Onların, yâni hayvanların üzerinde): Bu, "kara yolculuğunu" temsîl eder. Bu yolculuk, kişinin kendi kendi nefsi ve bedeni "üzerinde", sırât-ı müstakîm üzere yaptığı yolculuktur. Sâlikin, riyâzet, mücâhede ve tefekkürle nefsini terbiye ederek Hakk'a doğru ilerlemesidir. Nefs, bu yolculukta hem binektir hem de en büyük engeldir. Onu kontrol edebilen, yoluna devâm eder.

"Alel fulki" (Gemiler üzerinde): Bu ise "deniz yolculuğunu" temsîl eder. Hayvânların üzerinde yapılan yolculuk kişiyi ilâhî ilim deryâsının kıyısına kadar getirir, ancak daha ileriye götürmez. Kara hayvânlarının sırtına binerek yâni kendi zâhirî amellerine güvenerek o deryâda ilerlemeye çalışan, suda boğulur.

Deryâya açılmak, yâni madde âleminden ma'nâ âlemine geçebilmek için vâsıta değiştirmek gerekir. Ma'nâ âleminde yapılacak olan seyrin vâsıtası "fulk" yâni "Hakîkat-i Muhammedî gemisi"dir. Bu geminin kaptanı sâlikin götürücüsü olan mürşid-i kâmil'dir. Gemiye binerken, bizi oraya kadar getirmiş olan hayvânlar arkada bırakılmaz (nefs, ameller ve şerîat ahkâmı terk edilmez), onlar da terbiye edilmiş olarak gemiye bindirilir, birlikte seyr edilir.

Enfüsî mânada; Terzi Baba'nın birçok kitabında ifâde edildiği gibi, gemiden kasıt, kişinin levhâ ve çivilerden yapılmış bedeni ve kaptandan kasıt Hakîkat-i Muhammediyye'ye uyum sağlamaya çalışan aklıdır.


Âyet 23

وَلَقَدْ اَرْسَلْنَا نُوحاً اِلٰى قَوْمِه۪ فَقَالَ يَا قَوْمِ اعْبُدُوا اللّٰهَ مَا لَكُمْ مِنْ اِلٰهٍ غَيْرُهُۜ اَفَلَا تَتَّقُونَ

~ ~ ~
Ve lekad erselnâ nûhan ilâ kavmihî fe kâle yâ kavmi' budullâhe mâ lekum min ilâhin gayruh, e fe lâ tettekûn.

Andolsun, biz Nûh'u kavmine gönderdik. Dedi ki: "Ey kavmim! Allâh'a kulluk edin. Sizin O'ndan başka ilâhınız yoktur. Hâlâ sakınmaz mısınız?"