Vele-in eta'tum beşeran miślekum innekum iżen leḣâsirûn(e)
"Andolsun, kendiniz gibi bir beşere itaat ederseniz mutlaka ziyana uğrarsınız."
Mü'minûn Sûresi
Müstakil irâde ve benlik iddiâsından vazgeçip Hakk'a ve O'nun resûlüne itâat etmeyi ve teslîm olmayı "hüsrân" olarak nitelendirdiler. Hakîkatte bu teslîmiyyet, nefs-i emmârenin hüsrânı ve saltanatının sonudur. Kişi içinse, nefsinin onu felâkete ve azâba sürükleyen tasallutundan necât, yâni kurtuluştur.
اَيَعِدُكُمْ اَنَّكُمْ اِذَا مِتُّمْ وَكُنْتُمْ تُرَاباً وَعِظَاماً اَنَّكُمْ مُخْرَجُونَۖ
~ ~ ~
Eyaıdukum ennekum izâ mittum ve kuntum turâben ve izâmen ennekum muhracûn.
"O, öldüğünüz, toprak ve kemik hâline geldiğiniz zaman sizin tekrâr mutlakâ (diriltilip) çıkarılacağınızı mı vaad ediyor?"