İçeriğe atla
Mü'minûn 44Cüz 18 · Sayfa 345

Mü'minûn Sûresi 44. Âyet

المؤمنون

Sohbete sor

Śumme erselnâ rusulenâ tetrâ kulle mâ câe ummeten rasûluhâ keżżebûh(u)(s) feetba'nâ ba'dahum ba'dan vece'alnâhum ehâdîś(e)(c) febu'den likavmin lâ yu/minûn(e)

Sonra arka arkaya peygamberlerimizi gönderdik. Her ümmete kendi peygamberi geldikçe, onu yalanladılar. Biz de onları birbiri ardından helak ettik ve onları birer ibretli hikaye yaptık. Artık inanmayan bir kavim, Allah'ın rahmetinden uzak olsun!

Mü'minûn Sûresi

Bu âyet-i kerîme, âlemde tekerrür eden mânevî bir döngüyü ibret almamız için bizlere bildirmektedir. Burada bahsedilen sâdece geçmişte yaşayıp gitmiş olan kavimlerin âkıbeti değildir, bu tecellîler her dâim ve bugün de birim varlıklarda (nefslerde) yaşanmaktadır. Allâh'ın indirdiği elçisine uyanlar necât bulmakta, onu inkâr edenler ise helâk olmaktadır.


Âyet 45

ثُمَّ اَرْسَلْنَا مُوسٰى وَاَخَاهُ هٰرُونَ بِاٰيَاتِنَا وَسُلْطَانٍ مُب۪ينٍۙ

Summe erselnâ mûsâ ve ehâhu hârûne bi âyâtinâ ve sultânin mubîn.

~ ~ ~
Sonra Mûsâ ve kardeşi Hârûn'u mûcizelerimizle ve apaçık bir delille gönderdik.