Velleżîne hum lifurûcihim hâfizûn(e)
Onlar ki, ırzlarını korurlar.
Ve onlar ki, iffetlerini korurlar,
Bu ayet, müminlerin iffetini ve cinsel mahremiyetini vurgulamaktadır. 'Füruc' kelimesi cinsel organları, 'hafizûn' ise bunları koruma eylemini ifade ederek, müminlerin ahlaki temizliğini ve haramdan sakınmasını dilbilimsel olarak ortaya koymaktadır.
Râgıb el-İsfehânî (el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân): Râgıb, 'ferc' kelimesinin aslen iki şey arasındaki açıklık, yarık anlamına geldiğini belirtir. Kur'an'da ise genellikle cinsel organlar için kullanıldığını, bu ayette de müminlerin cinsel organlarını haramdan koruması bağlamında geçtiğini ifade eder.
Ebû Ubeyde (Mecâzü'l-Kur'ân): Ebû Ubeyde, 'füruc' kelimesinin bu ayette mecazi olarak değil, doğrudan cinsel organlar anlamında kullanıldığını, müminlerin bu organlarını haramdan sakındıklarını ve iffetlerini koruduklarını vurgular.
Toshihiko Izutsu (Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar): Izutsu, 'ferc' kavramının Kur'an'daki kullanımının, İslam'ın cinsel ahlak ve iffet anlayışının temelini oluşturduğunu belirtir. Bu ayetteki 'füruc' kelimesi, müminlerin cinsel dürtülerini meşru sınırlar içinde tutma ve haramdan kaçınma yükümlülüğünü ifade eder.
İbn Kuteybe (Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân): İbn Kuteybe, 'hafizûn' kelimesinin 'korumak, muhafaza etmek' anlamında olduğunu ve bu ayette cinsel organları haramdan, zinadan ve meşru olmayan ilişkilerden korumak manasına geldiğini açıklar. Bu, müminlerin iffetlerini titizlikle sürdürme sorumluluğunu gösterir.
Fîrûzâbâdî (Basâiru Zevi't-Temyîz): Fîrûzâbâdî, 'hıfz' kökünün bir şeyi zayi olmaktan, bozulmaktan veya tehlikeden korumak anlamına geldiğini belirtir. Ayetteki 'hafizûn' kelimesi, müminlerin cinsel organlarını haramdan koruyarak iffetlerini muhafaza ettiklerini ve bu konuda dikkatli davrandıklarını ifade eder.
Mevlüt Güngör (Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi): Güngör, 'hıfz' kelimesinin Kur'an'da genellikle bir şeyi dış etkenlerden koruma, muhafaza etme ve gözetme anlamlarında kullanıldığını vurgular. Bu ayette ise 'füruc' ile birlikte kullanılarak, cinsel iffeti koruma ve haramdan sakınma eylemini güçlü bir şekilde ifade ettiğini belirtir.
Mü'minûn Sûresi
Terzibaba - Necdet Ardıç
Bu âyet zâhiren, mü'minlerin temel vasıflarından birinin cinsel iffetlerini korumak, zinâdan ve diğer gayrimeşrû cinsel ilişkilerden uzak durmak olduğunu belirtir.
"Furûc": "Yarık, açıklık" anlamına gelen "ferc" kelimesinin çoğuludur. Zâhiren cinsel organları, bâtınen ise insânın dış dünyâya ve varlığa açılan tüm kapılarını (göz, kulak, ağız ve gönül) ifâde eder.
"Hâfizûn" (Koruyanlar): "Hıfz etmek" demek, zâhiren, ırzını ve iffetini korumak demektir. Enfüsî ma'nâda ise, yukarıda belirtilen kapılardan içeri "gayrullâh"ı almamaktır.
"Gözü korumak": Zâhiren, harâmlara bakmaktan kaçınmaktır. Bâtınen ise, eşyâya Hakk'tan ayrı bir müstakil bir şey gözüyle bakmaktan sakınmaktır.
"Kulağı korumak": Zâhiren, kulağı gıybet, yalan ve boş sözlerden korumaktır. Bâtınen, işittiği varlıklara Hakk'tan ayrı kimlikler vermekten sakınmaktır.
"Dili korumak": Zâhiren dili kötü söz söylemekten, bâtınen Hakk ve hakîkat dışındaki konularla meşgul etmekten korumaktır.
"Gönlü korumak": Gönül, Hakk'ın nazargâhıdır, Beytul-lâh'tır. Oraya mâsivânın, şüphelilerin, dünyevî hırsların ve benlik putunun girmesine izin vermemek onu korumaktır. Gönlün "ferci", sâdece ilâhî aşk ve ma'rifetullâh'ın giriş kapısı olmalıdır.
اِلَّا عَلٰى اَزْوَاجِهِمْ اَوْ مَا مَلَكَتْ اَيْمَانُهُمْ فَاِنَّهُمْ غَيْرُ مَلُومٖينَ
~ ~ ~
İllâ alâ ezvâcihim ev mâ meleket eymânuhum feinnehum ğayru melûmîn.
Ancak eşleri ve ellerinin altında bulunan câriyeleri bunun dışındadır. Onlarla ilişkilerinden dolayı kınanmazlar.