İçeriğe atla
Mü'minûn 6Cüz 18 · Sayfa 342

Mü'minûn Sûresi 6. Âyet

المؤمنون

Sohbete sor

İllâ ‘alâ ezvâcihim ev mâ meleket eymânuhum fe-innehum ġayru melûmîn(e)

Ancak eşleri ve ellerinin altında bulunan cariyeleri bunun dışındadır. Onlarla ilişkilerinden dolayı kınanmazlar.

Mü'minûn Sûresi

Bir evvelki âyet-i kerîmede geçen "koruma" ifâdesi mutlak bir inzivâ, varlıktan tamâmen el etek çekme anlamına gelmez. Okuduğumuz âyet, "illâ" (ancak, hâriç) diyerek meşrû bir kapı açar. Varlıkla helâl ve meşrû bir ilişkinin sınırlarını belirler. 

Zâhiren bakıldığında, nikâhlı eşler ve câriyeler ile cinsel ilişki helâl kılınmıştır. Bu sınırı aşanlar (zinâ, eşcinsellik vb.) "haddi aşanlar" olarak nitelenir ve kınanır.

Âyeti işârî olarak yorumlarsak:

"Ezvâc" (Zevceler): Kişinin zevcesi onun nefsidir; kendisi de bir bakıma akıl ve rûhtur. Eğer akıl, nefsin başına buyruk hevâ ve heveslerini dizginleyip onu kendi emrine almışsa, yâni onu terbiye ederek kendine meşrû bir "eş" yapmışsa, bu izdivâc helâldir. Bu, nefsin meşru ve fıtrî arzularının, aklın denetiminde, Hakk'ın rızâsına uygun şekilde kullanılmasıdır.

"Mâ meleket eymânuhum" (Sağ elin sahip oldukları): "Eymân", "sağ el" ma'nâsınadır. "Sağ el" "akl-ı küll", "sol el" ise "nefs-i küll"dür.[5] Bu çerçevede, "sağ elin sahip oldukları" kişinin akl-ı küll yönündeki (ona uygun) düşünce ve faâliyetlerdir, diyebiliriz. Kulun, bedensel ve zihinsel melekelerini nefsinin esâretinde değil aklının hükümdârlığında ilâhî yönde kullanmasıdır.

"Ğayru melûmîn" (Kınanmazlar): Kendilerine verilmiş olan "furûc"u Hakk'ın çizdiği sınırlar içerisinde meşrû bir şekilde kullananlar, bundan ötürü kınanmaz ve ayıplanmazlar.


Âyet 7

فَمَنِ ابْتَغٰى وَرَاءَ ذٰلِكَ فَاُولٰئِكَ هُمُ الْعَادُونَ

~ ~ ~
Femenibteğâ verâe zâlike feulâike humul âdûn.

Kim bunun ötesine geçmek isterse, işte onlar haddi aşanlardır.


Bu âyet şu eserlerde de geçiyor(1)