İçeriğe atla
Mü'minûn 54Cüz 18 · Sayfa 345

Mü'minûn Sûresi 54. Âyet

المؤمنون

Sohbete sor

Feżerhum fî ġamratihim hattâ hîn(in)

Ey Muhammed! Sen onları bir zamana kadar, gaflet ve şaşkınlıklarıyla baş başa bırak!

Mü'minûn Sûresi

"Fe zerhum" (Onları bırak!): Sen tebliğ görevini yaptın, onlara emr-i teklîfîyi ilettin, hidâyeti zorla kalplerine sokacak değilsin, artık onları kendi hâllerine bırak buyrulmaktadır.

"Ğamra" gaflet sarhoşluğudur. Âyette, onları kendilerine güzel görünen kesret anlayışları üzere hakîkatten örtülü biçimde bırak, buyurulmaktadır. Bu, tecellîlerin ardındaki tek fâil olan Hakk'ı görememe hâlidir ve en büyük hicâb yânî perdedir.

"Hattâ hîn" (bir süreye kadar): Bu süre, perdenin kalkacağı âna (ölüm veya mânevî keşif anına) kadardır. O "ân" geldiğinde, bütün bu fırkalar ve parçalanmış görüşler ortadan kalkacaktır. O güne kadar bu "oyun" ve "gaflet" hâli devâm eder.


Âyet 55

اَيَحْسَبُونَ اَنَّمَا نُمِدُّهُمْ بِه۪ مِنْ مَالٍ وَبَن۪ينَۙ

E yahsebûne ennemâ numidduhum bihî min mâlin ve benîn.

Kendilerine bol bol verdiğimiz mal ve evlâtla onların iyiliğine koştuğumuzu mu sanıyorlar?



Âyet 56

نُسَارِعُ لَهُمْ فِي الْخَيْرَاتِۜ بَلْ لَا يَشْعُرُونَ

Nusâriu lehum fîl hayrât(hayrâti) bel lâ yeş'urûn.

Hayır, onlar farkına varmıyorlar!