İçeriğe atla
Mü'minûn 57Cüz 18 · Sayfa 345

Mü'minûn Sûresi 57. Âyet

المؤمنون

Sohbete sor

İnne-lleżîne hum min ḣaşyeti rabbihim muşfikûn(e)

Rablerinin azametinden korkup titreyenler,

Mü'minûn Sûresi

Sûrenin (57)-(61)'inci âyetlerinde âriflerin (vahdet şuuruna ermiş kimselerin) hâl ve ahlâkları tasvîr edilmektedir.

"Haşyet" kelimesinin lügat ma'nâsı "korkmak, çekinmek, saygı duymak"tır. Fâtır Sûresi 35/28 âyetinde "İnnema yahşellâhe min ibâdihil-ulemâ" (Kulları arasında Allâh'tan ancak âlimler korkar) buyurulmuştur. Ayrıca, Resûlullâh (s.a.v..) bir hadîs-i şerîflerinde "ben sizin, Allâh'ı en çok bileniniz ve O'ndan en çok korkanınızım" buyurmuşlardır. Bunlar, haşyetin beşerî bir korku değil, Allâh'ın kudret ve azametini idrâk ve müşâhede etmekten doğan, kalpleri titreten ma'rifet temelli bir huşû hâli olduğunu gösterir. "Haşyet" ârifin hâli, "havf" ise avâmın hâlidir.

"Muşfikûn" kelimesi "titreme, kızıllık, merhamet" ma'nâ-larına gelen "ş-f-k" kökünden türemiştir. Seyrin başlarında olan bir kul için "titreme" ma'nâsı daha isâbetli olur; kul Rabbinin azametini düşününce, kulluğun hakkını verememe endişsesi ile endişelenir ve titrer.

İrfâniyyet arttıkça başlarda endişe olarak zuhûr eden "işfak" hâli "şefkat" ve "merhamet"e dönüşür. Ârif, nereye dönse Hakk'ın vechini gördüğünden, mahlûkâta karşı şefkatli olur. Bu mertebede "haşyet" kulun gönlündeki Zâtî Celâl tecellîsi, "işfak" ise onun netîcesi olan Cemâl ve rahmet tecellîsidir.


Âyet 58

وَالَّذ۪ينَ هُمْ بِاٰيَاتِ رَبِّهِمْ يُؤْمِنُونَۙ

Vellezîne hum bi âyâti rabbihim yu'minûn.

Rablerinin âyetlerine inananlar,