İçeriğe atla
Mü'minûn 63Cüz 18 · Sayfa 346

Mü'minûn Sûresi 63. Âyet

المؤمنون

Sohbete sor

Bel kulûbuhum fî ġamratin min hâżâ velehum a'mâlun min dûni żâlike hum lehâ ‘âmilûn(e)

Ancak kafirlerin kalbleri bu Kur'an'a karşı bir gaflet içindedir. Onların bundan başka yapageldikleri birtakım (kötü) işleri de vardır.

Mü'minûn Sûresi

"Bel kulûbuhum fî gamratin" (Hayır, onların kalpleri bundan derin bir gaflet içindedir): "Gamre" kelimesini müfessirler "gaflet, cehâlet, dalgınlık ve körlük" olarak yorumlamıştır. Arapça "ğ-m-r" kökünden türeyen bu kelimenin lügat ma'nâsı "suya tamâmen batmak, boğulmak"tır. Bâtınî ifâdesi, kişinin hayâl, vehîm ve nefsâniyet ile bulanıklaşmış gaflet suyuna batarak ilâhî hakîkatlerden gaflette kalmasıdır. Kişinin vahdet "okyanusu"nu göremeyip, "kesret" seli içinde boğulmasıdır.

"A'mâlun min dûni zâlike" (Bundan başka kötü ameller): İnsân, Hakk'ı tanımak (ma'rifetullâh) ve O'na kulluk etmek için halk edilmiştir. Ancak, gaflet ehli, bu temel gâyeden yüz çevirir; boş, vehmî, hayalî ve nefsânî başka işlere yönelir. Para, makâm, güç, şöhret gibi kesret âleminin geçici meşgaleleri, o hakîkî amelin yerini alır ve kişinin Hakk'tan uzaklaş-masına, kalbinin katılaşmasına ve perdelerinin kalınlaşmasına sebep olur.


Âyet 64

حَتّٰٓى اِذَٓا اَخَذْنَا مُتْرَف۪يهِمْ بِالْعَذَابِ اِذَا هُمْ يَجْـَٔرُونَۜ

Hattâ izâ ehaznâ mutrafîhim bil âzâbi izâ hum yec'erûn.

Nihâyet refah ve bolluk içinde olanlarını azâbla kıskıvrak yakaladığımız zaman, bakmışsın ki feryâd edip duruyorlar.