İçeriğe atla
Mü'minûn 72Cüz 18 · Sayfa 346

Mü'minûn Sûresi 72. Âyet

المؤمنون

Sohbete sor

Em tes-eluhum ḣarcen feḣarâcu rabbike ḣayr(un)(s) vehuve ḣayru-rrâzikîn(e)

Ey Muhammed! Yoksa sen onlardan bir vergi mi istiyorsun (da inanmıyorlar)? Rabbinin vergisi daha hayırlıdır. O, rızık verenlerin en hayırlısıdır.

Mü'minûn Sûresi

"Em tes'eluhum harcen" (Yoksa sen onlardan bir karşılık mı istiyorsun?): Buradaki hitap Ulûhiyyet mertebesinden Risâlet mertebesinedir. Bir soru cümlesiyle, Hz. Peygamber'in (s.a.v.) müşriklerden herhangi bir dünyevî menfaat beklemediği ilân edilmektedir. Nitekim, Efendimiz (s.a.v.) risâlet iddiâsından vazgeçmesi için müşrikler tarafından kendisine yapılan teklîfe, "güneşi sağ elime, ayı da sol elime verseler, ben yine bu dinden, bu teblîğden vazgeçmem" diyerek cevap vermişlerdir.

Hakîkatte müşriklerin Efendimiz'e (s.a.v.) verecek bir şeyleri de yoktur, çünkü mülkün de rızkın da gerçek sâhibi ancak Allâh'tır. O kulu için bir hayr ve rahmet dilerse onu kimse engelleyemez ve kuluna bir musîbet ulaşmasını dilerse onu O'ndan başka kimse gideremez (En'âm 6/17).

"Fe haracu rabbike hayrun" (Rabbinin karşılığı daha hayırlıdır): "Rabbinin karşılığı" iki türlüdür. Birincisi, tüm mev-cûdâta verdiği genel karşılık ve rahmettir ki, onlara bir varlık verir (onları bu âlemde zuhûra getirir) ve ihtiyaçlarını temîn eder. İkincisi, özelde bazı kullarına verdiği, kulunu vehmî varlığından kurtarıp hakîkî varlığına ve ma'rifetullâha ulaştırma nîmetidir ki bu, serâbı bırakıp okyanusa dalmak gibidir. Dünyâ hayatının geçici menfaatlerinin yanında bu çok daha hayırlıdır.

"Ve huve hayrur râzikîn" (O, rızık verenlerin en hayırlısıdır): "Rızık" kavramı yalnızca yiyecek, içecek gibbi maddî ihtiyaçlarla sınırlı değildir; varlığını sürdürmek ve kemâle ermek için ihtiyaç duyulan her şeydir.

Esmâ'ül Hüsnâ'dan birisi de "Rezzâk"tır. Kesret âleminde bu esmânın tecellî ettiği mahallerde sanki başka rızık verenler de varmış zannedilir, oysa hakîkatte tek rızık veren (Râzık-ı Mutlak) yalnızca Hakk'tır, diğerleri ancak Hakk'ın birer tecellî mahalli ve vesîlesidir. "En hayırlısı" ifâdesi, işte bu hakîkati belirtmektedir.


Âyet 73

وَاِنَّكَ لَتَدْعُوهُمْ اِلٰى صِرَاطٍ مُسْتَق۪يمٍ

Ve inneke le ted'ûhum ilâ sırâtın mustakîm.

Şüphesiz sen onları doğru bir yola çağırıyorsun.