İçeriğe atla
Mü'minûn 88Cüz 18 · Sayfa 347

Mü'minûn Sûresi 88. Âyet

المؤمنون

Sohbete sor

Kul men biyedihi melekûtu kulli şey-in vehuve yucîru velâ yucâru ‘aleyhi in kuntum ta'lemûn(e)

De ki: "Eğer biliyorsanız söyleyin: Her şeyin hükümranlığı elinde olan, kendisi koruyan, kendisine karşı korunulamaz olan kimdir?"

Mü'minûn Sûresi

"Melekûtu kulli şey'in" (Her şeyin melekûtu): "Mülk", varlığın zuhûr ettiği kesret (şehâdet) âlemidir. "Melekût" ise, bu varlığı idâre eden, gözle görünmeyen, bâtınî ve ruhanî boyuttur, esmâ âlemidir, Rubûbiyyet mertebesidir. Dolayısıyla "Her şeyin melekûtu kimin elindedir?" sorusu, "Her şeyin varlık sebebini, iç yüzünü ve hakîkatini kim elinde tutuyor?" demektir.

"Bi yedihî" (O'nun elindedir): "El" (yed), kudret, kontrol ve tasarrufun sembolüdür. "O'nun elinde olması", o şeyin varlığının, devâmlılığının ve tüm yönetiminin O'na bağlı olmasıdır.

"Huve yucîru ve lâ yucâru aleyhi" (O korur, O'na karşı korunulamaz): O'ndan kaçıp sığınabileceğiniz "başka bir mahall" veya "başka bir güç" yoktur, çünkü O'nun varlığının sonu ve sınırı ya da hükmetmediği bir saha yoktur. Bir şeyden korunmak için yine O'nun bir başka ismine (örneğin, gazâbından rahmetine) sığınılır. Aşağıdaki hadîs-i şerîfte bildirilen duâ bu ma'nâyı ihtivâ eder:

"Allâhümme e'ûzü bi rızâke min sehatike ve bi muâfâtike min 'ukûbetike ve e'ûzü bike minke lâ uhsi senâen 'aleyke ente kema esneyte 'ala nefsike." (Allâh'ım! Sen'in gazâbından Sen'in rızâna sığınırım. İkâbından affına sığınırım! Allâh'ım başka değil, Sen'den yine Sana sığınırım. Sen'i hakkıyla senâ etmekten âcizim. Sen Yüce Zâtını nasıl senâ ettiysen öylesin!) (Müslim, Salât, 222)


Âyet 89

سَيَقُولُونَ لِلّٰهِۜ قُلْ فَاَنّٰى تُسْحَرُونَ

Seyekûlûne lillâh, kul fe ennâ tusharûn.

"Allâh'ındır" diyecekler. "Öyle ise nasıl aldanıyorsunuz?" de.