Rabbi felâ tec'alnî fî-lkavmi-zzâlimîn(e)
(93-94) De ki: "Ey Rabbim! Onlara yöneltilen tehditleri bana mutlaka göstereceksen, beni o zalim milletin içinde bulundurma."
Bu durumda beni, o zalimler topluluğunda bulundurma, Rabbim!
Bu ayet, Hz. Peygamber'in (veya müminlerin) Allah'a sığınarak zalimler topluluğundan uzak tutulmasını talep etmesini ifade eder. Dilbilimsel olarak 'Rab', 'kavm' ve 'zalim' kavramları, ilahi otorite, toplumsal yapı ve adaletsizlik temalarını vurgular.
Râgıb el-İsfehânî (el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân): Râgıb, 'Rab' kelimesinin aslen 'terbiye etmek, bir şeyi tedricen kemale erdirmek' anlamına geldiğini belirtir. Ayetteki 'Rabbî' ifadesi, Allah'ın müminleri terbiye eden, işlerini idare eden ve onlara sahip çıkan yüce kudretini vurgular. Bu bağlamda, kulun Allah'tan himaye ve yardım dilemesini içerir.
Ebu'l-Bekâ el-Kefevî (el-Külliyyât): Kefevî, 'Rab' kelimesinin 'malik, seyyid, müdebbir, mürebbi, kayyım' gibi anlamlara geldiğini ifade eder. Ayetteki kullanımı, Allah'ın mutlak egemenliğini ve kulları üzerindeki tasarrufunu gösterir. Kul, bu sıfatlarla Allah'a yönelerek O'ndan bir talepte bulunmaktadır.
Toshihiko Izutsu (Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar): Izutsu, 'Rab' kavramının Kur'an'da Allah'ın yaratıcı, besleyici ve koruyucu yönünü vurgulayan merkezi bir kavram olduğunu belirtir. Ayetteki 'Rabbî' hitabı, Allah'ın bu özelliklerine dayanarak O'ndan bir dilekte bulunma eylemini temsil eder; yani O'nun koruyuculuğuna sığınmayı ifade eder.
İbn Kuteybe (Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân): İbn Kuteybe, 'ceale' fiilinin Kur'an'da farklı anlamlarda kullanılabileceğini, bu ayette ise 'saymak, kılmak, bir şeye dönüştürmek' anlamında olduğunu belirtir. 'Fela tec'alnî' ifadesi, 'beni o zalimler topluluğundan sayma, beni onların arasına katma' şeklinde bir dua ve niyazı ifade eder.
Ebû Ubeyde (Mecâzü'l-Kur'ân): Ebû Ubeyde, 'ceale' fiilinin mecazi kullanımlarına dikkat çeker. Bu ayetteki 'tec'alnî' fiili, 'beni o topluluğun bir parçası yapma, beni onlarla birlikte helak etme' gibi bir mecaz içerir. Bu, Allah'tan bir ayrım yapmasını ve mümini zalimlerden uzak tutmasını istemektir.
Mevlüt Güngör (Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi): Güngör, 'ceale' fiilinin 'bir şeyi bir hale dönüştürmek, bir şeyi bir konumda bulundurmak' gibi geniş bir anlamsal yelpazeye sahip olduğunu ifade eder. Ayetteki olumsuz kullanımı, 'beni zalimlerin durumuna düşürme, beni onlarla aynı akıbete uğratma' şeklinde bir korunma talebini dile getirir.
Râgıb el-İsfehânî (el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân): Râgıb, 'kavm' kelimesinin 'bir araya gelmiş, ayakta duran topluluk' anlamına geldiğini belirtir. Ayetteki 'el-kavm' ifadesi, 'zalim' sıfatıyla nitelenen belirli bir insan grubunu, yani Allah'ın azabına müstahak olan topluluğu işaret eder.
Semîn el-Halebî (Umdetü'l-Huffâz): Semîn el-Halebî, 'kavm' kelimesinin genellikle erkekler topluluğu için kullanıldığını, ancak Kur'an'da genel olarak insan topluluğunu ifade ettiğini belirtir. Bu ayette 'zalimîn' sıfatıyla birlikte kullanılması, belirli bir ahlaki ve dini duruşa sahip olan bir topluluğu tanımlar.
Toshihiko Izutsu (Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar): Izutsu, 'kavm' kavramının Kur'an'da genellikle peygamberlerin muhatap olduğu ve onlara karşı çıkan toplulukları ifade etmek için kullanıldığını belirtir. Bu ayette 'zalimîn' ile birlikte kullanılması, ilahi mesajı reddeden ve haksızlık eden bir topluluğu temsil eder.
Ebû Bekir es-Sicistânî (Nüzhetü'l-Kulûb): Sicistânî, 'zulm' kelimesinin 'bir şeyi ait olduğu yerden başka yere koymak, haddi aşmak' anlamına geldiğini belirtir. 'Zalimîn' ise bu fiili işleyenlerdir. Ayetteki kullanımı, Allah'ın emirlerine karşı gelerek veya başkalarına haksızlık ederek kendilerine ve başkalarına zulmeden topluluğu ifade eder.
Fîrûzâbâdî (Basâiru Zevi't-Temyîz): Fîrûzâbâdî, 'zulm'ün 'hakkı yerine koymamak, adaletten sapmak' olduğunu açıklar. 'Zalimîn' kelimesi, Allah'ın koyduğu sınırları çiğneyen, haksızlık yapan ve bu nedenle ilahi azabı hak eden kimseleri tanımlar. Ayette, müminin bu tür bir topluluktan uzak tutulma isteğini vurgular.
Toshihiko Izutsu (Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar): Izutsu, 'zulm' kavramının Kur'an'da sadece başkalarına haksızlık etmekle kalmayıp, aynı zamanda Allah'a karşı gelmek ve O'nun ayetlerini inkar etmek gibi geniş bir anlam taşıdığını belirtir. 'Zalimîn' ifadesi, bu ayette, Allah'ın tehdit ettiği azabı hak eden, inançsız ve haksızlık eden topluluğu temsil eder.
Bu âyetin tefsiri eserlerde henüz eşleştirilmedi.
Eşleştirme tamamlandıkça bu bölüm otomatik dolar.