Ve-innâ ‘alâ en nuriyeke mâ ne'iduhum lekâdirûn(e)
Bizim onlara yönelttiğimiz tehditleri sana göstermeye elbette gücümüz yeter.
Mü'minûn Sûresi
Önceki ayetlerde kuldan Rabbine bir hitap ve duâ vardı. Burada cevap, Rabb'ül Erbâb'dan, Ulûhiyyet-Zât mertebesin-den gelmektedir. Zât-ı İlâhî kendisine duâ ile yönelen kuluna icâbet ederek şöyle buyuruyor: "Muhakkak ki Biz, bir yandan onlara vaad ettiğimiz şeyi (onların âkıbetini) sana gösterirken, diğer yandan seni o hâlin yakıcılığından korumaya ve müşâhede makâmında sâbit tutmaya mutlak sûrette kâdiriz."
اِدْفَعْ بِالَّت۪ي هِيَ اَحْسَنُ السَّيِّئَةَۜ نَحْنُ اَعْلَمُ بِمَا يَصِفُونَ
İdfa' billetî hiye ahsenus seyyieh(seyyiete), nahnu a'lemu bi mâ yasıfûn.
Kötülüğü, en güzel olan şeyle uzaklaştır. Biz onların yakıştırmakta oldukları şeyleri daha iyi biliriz.