Ve e'ûżu bike rabbi en yahdurûn(i)
"Ey Rabbim! Onların benim yanımda bulunmalarından da sana sığınırım."
Mü'minûn Sûresi
Bir önceki âyette "Rabbim, şeytanların kışkırtmalarından (hemezâtiş şeyâtîn) Sana sığınırım" şeklinde bir duâ tâlim edilmişti. Burada duânın kapsamı biraz daha genişliyor: "onların yalnızca vesveselerinden değil, yanımda hazır bulunmalarından da Sana sığınırım" deniyor. "Vesveve" gelip geçici bir hâl iken "hazır bulunmak" ise sürekli eşlik etmektir.
Âyete enfüsî yönden bakarsak, "onlar" ile kastedilen kalbi meşgûl ederek Hakk'tan gâfil kılan her şeydir. Bu idrâkte olan kulun duâsı şöyledir: "Ey Rabbim! Aklımda, şuurumda, gönlümde Sen'den başka herhangi bir şeyin "hâzır ve nâzır" olmasından Sana sığınırım. Beni öyle bir hâle, öyle bir fenâ'ya ve nihâyet bakâ'ya ulaştır ki, bende (aklımda ve gönlümde) Sen'den başka hâzır bulunan kalmasın."
حَتّٰٓى اِذَا جَٓاءَ اَحَدَهُمُ الْمَوْتُ قَالَ رَبِّ ارْجِعُونِۙ
Hattâ izâ câe ehadehumul mevtu kâle rabbirciûn.
Nihâyet onlardan birine ölüm gelince, der ki "Rabbim! Beni dünyâya geri gönder."