Ezzânî lâ yenkihu illâ zâniyeten ev muşriketen ve-zzâniyetu lâ yenkihuhâ illâ zânin ev muşrik(un)(c) vehurrime żâlike ‘alâ-lmu/minîn(e)
Zina eden erkek ancak, zina eden veya Allah'a ortak koşan bir kadınla evlenir. Zina eden bir kadınla da ancak zina eden veya Allah'a ortak koşan bir erkek evlenir. Bu, mü'minlere haram kılınmıştır.
Zina eden erkek, zina eden veya müşrik olan bir kadından başkası ile evlenemez; zina eden bir kadınla da ancak zina eden veya müşrik olan erkek evlenebilir. Bu, müminlere haram kılınmıştır.
Nûr Suresi'nin 3. ayeti, zina eden erkek ve kadının evlilik ilişkilerini ve bu tür evliliklerin müminlere yasaklanmasını dilbilimsel bir kesinlikle ortaya koymaktadır. Ayet, 'zina' ve 'evlilik' kavramları etrafında dönerek, bu eylemlerin sosyal ve dini sonuçlarını vurgulamaktadır.
Râgıb el-İsfehânî (el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân): Zina (الزنا), erkeğin veya kadının meşru bir nikah veya şüpheye dayalı bir mülkiyet olmaksızın cinsel ilişkiye girmesidir. Ayetteki 'ez-zânî' ifadesi, bu fiili işleyen erkeği tanımlar ve onun ahlaki durumuna işaret eder.
Ebû Ubeyde (Mecâzü'l-Kur'ân): Zânî kelimesi, Arap dilinde 'zina' fiilini işleyen faili ifade eder. Ayetteki kullanımı, bu fiili alışkanlık haline getirmiş veya bu fiille tanınan kişiyi belirtir, bu da onun evlilik için uygun olmayan bir eş olduğunu ima eder.
Toshihiko Izutsu (Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar): Kur'an'da 'zina' kavramı, sadece cinsel bir eylem olmanın ötesinde, toplumsal düzeni ve ahlaki yapıyı bozan ciddi bir günah olarak ele alınır. 'Ez-zânî' terimi, bu günahı işleyen kişiyi tanımlayarak, onun toplumdaki statüsünü ve diğer insanlarla olan ilişkilerini etkileyen bir damgayı ifade eder.
İbn Kuteybe (Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân): N-k-h kökü, Arapçada hem 'evlenmek' (akid yapmak) hem de 'cinsel ilişkiye girmek' anlamlarına gelir. Bu ayetteki 'yenkihu' fiili, bağlam itibarıyla 'evlenmek' anlamında kullanılmıştır; yani zina eden erkeğin ancak zina eden veya müşrik bir kadınla evlenebileceğini ifade eder.
Râgıb el-İsfehânî (el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân): Nikah (النكاح), aslen 'birleşme' ve 'toplanma' anlamına gelir. Şer'i terminolojide ise 'evlilik akdi' ve 'cinsel ilişki' için kullanılır. Ayetteki 'yenkihu' fiili, evlilik akdi yoluyla birleşmeyi kasteder ve bu akdin kimler arasında gerçekleşebileceğine dair bir hüküm bildirir.
Mevlüt Güngör (Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi): N-k-h kökü, Kur'an'da genellikle 'evlilik' anlamında kullanılır ve bu, toplumsal bir sözleşme ve dini bir ibadet olarak kabul edilir. Ayetteki 'yenkihu' fiili, zina edenlerin evlilik tercihlerini sınırlayarak, bu fiilin evlilik kurumuna olan olumsuz etkisini vurgular.
Ebû Bekir es-Sicistânî (Nüzhetü'l-Kulûb): Zâniye kelimesi, 'zina' fiilini işleyen kadını ifade eder. Ayette 'zânî' kelimesinin müennes karşılığı olarak kullanılmış olup, zina fiilinin kadın tarafından işlenmesi durumunu belirtir ve bu fiilin evlilik üzerindeki etkisini açıklar.
Fîrûzâbâdî (Basâiru Zevi't-Temyîz): Zâniye, zina eden kadın demektir. Ayetteki kullanımı, zina fiilini işleyen kadının, ancak kendisi gibi zina eden veya müşrik bir erkekle evlenebileceği hükmünü ortaya koyar. Bu, ahlaki bir eşleşme prensibini vurgular.
Toshihiko Izutsu (Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar): Kur'an'da 'zâniye' kavramı, 'zânî' gibi, sadece bir eylemi değil, aynı zamanda bu eylemin getirdiği ahlaki ve toplumsal bir durumu ifade eder. Bu terim, zina eden kadının evlilik bağlamındaki konumunu belirleyerek, İslam toplumunda zina fiiline karşı alınan sert tutumu yansıtır.
Râgıb el-İsfehânî (el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân): Şirk (الشرك), Allah'a ortak koşmak, O'nunla birlikte başka ilahlar edinmektir. 'Müşrike' ise bu fiili işleyen kadındır. Ayetteki kullanımı, zina eden erkek için zina eden kadınla birlikte, müşrik kadının da bir evlilik seçeneği olarak sunulması, bu iki grubun ahlaki ve dini açıdan benzer bir konumda olduğunu ima eder.
Ebu'l-Bekâ el-Kefevî (el-Külliyyât): Şirk, tevhidin zıddıdır ve Allah'ın birliğine inanmamak veya O'na ortak koşmaktır. 'Müşrike' kelimesi, bu inancı taşıyan kadını ifade eder. Ayetteki bağlamda, zina eden erkek ve kadının, dini inançları açısından da sapkın olan müşriklerle evliliklerinin mümkün olduğu belirtilerek, bu gruplar arasındaki ahlaki ve dini yakınlık vurgulanır.
Toshihiko Izutsu (Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar): Kur'an'da 'şirk', en büyük günahlardan biri olarak kabul edilir ve tevhid inancının temelini sarsar. 'Müşrike' terimi, bu inanç sapmasını temsil eden kadını ifade eder. Ayetteki 'zâniye' ile birlikte anılması, hem ahlaki sapmanın (zina) hem de dini sapmanın (şirk) evlilik bağlamında benzer bir dışlanmışlık veya uygunsuzluk durumunu yarattığını gösterir.
Semîn el-Halebî (Umdetü'l-Huffâz): H-r-m kökü, 'yasaklamak', 'haram kılmak' anlamlarına gelir. 'Hurrime' fiili, meçhul sigada kullanılarak, bu yasağın Allah tarafından konulduğunu ve kesin bir hüküm olduğunu belirtir. Ayetteki 'ذلك' (bu) ile işaret edilen, zina edenlerle evlenmenin müminlere yasaklanmasıdır.
Râgıb el-İsfehânî (el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân): Haram (الحرام), şeriat tarafından yasaklanan şeydir. 'Hurrime' fiili, bu yasağın ilahi bir emirle geldiğini ve müminler için bağlayıcı olduğunu ifade eder. Ayetteki kullanımı, zina edenlerle evlenmenin müminler için dini bir engel teşkil ettiğini açıkça belirtir.
Mevlüt Güngör (Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi): H-r-m kökü, Kur'an'da sıkça 'yasaklama' ve 'kutsallık' anlamlarında kullanılır. 'Hurrime' fiili, burada zina edenlerle evliliğin müminler için kesin bir yasak olduğunu vurgular. Bu yasak, müminlerin ahlaki ve dini temizliğini koruma amacını taşır.
İbn Kuteybe (Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân): Mümin (المؤمن), Allah'a ve O'nun gönderdiklerine iman eden kişidir. Ayetteki 'el-mü'minîn' ifadesi, bu yasağın muhataplarını belirler; yani iman eden topluluğun, zina edenlerle evlenmekten sakınması gerektiğini vurgular.
Râgıb el-İsfehânî (el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân): İman (الإيمان), tasdik ve güven anlamına gelir. 'Mümin' ise bu tasdiki ve güveni kalbinde taşıyan kişidir. Ayetteki 'el-mü'minîn' kelimesi, bu yasağın sadece iman edenlere yönelik olduğunu ve onların ahlaki ve dini kimliklerini koruma amacını taşıdığını gösterir.
Toshihiko Izutsu (Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar): Kur'an'da 'mümin' kavramı, sadece inanç beyanında bulunan değil, aynı zamanda bu inancın gerektirdiği ahlaki ve sosyal sorumlulukları yerine getiren kişiyi ifade eder. Ayetteki 'el-mü'minîn' ifadesi, bu topluluğun zina edenlerle evlilikten uzak durarak kendi ahlaki saflıklarını korumaları gerektiğini belirtir.
Nûr Sûresi
“Ezzânî lâ yenkihu illâ zâniyeten ev muşriketen ve-zzâniyetu lâ yenkihuhâ illâ zânin ev muşrik(un) vehurrime zâlike alâ-lmu/minîn(e)” Zina eden erkek ancak, zina eden veya Allah’a ortak koşan bir kadınla evlenir. Zina eden bir kadınla da ancak zina eden veya Allah’a ortak koşan bir erkek evlenir. Bu, mü’minlere haram kılınmıştır. (24/3)
Zina eden erkek ve kadın ise nefsi emmare ve aklı cüz hükümleri ile birlikte olmalarıdır. Bu mü’minlere haramdır. Nefsi küll ve Aklı küll hükümlerine ulaşmaları gerekir.