İçeriğe atla
Nûr 53Cüz 18 · Sayfa 356

Nûr Sûresi 53. Âyet

النور

Sohbete sor

Veaksemû bi(A)llâhi cehde eymânihim le-in emertehum leyaḣrucun(ne)(s) kul lâ tuksimû(s) tâ'atun ma'rûfe(tun)(c) inna(A)llâhe ḣabîrun bimâ ta'melûn(e)

Münafıklar, sen kendilerine emrettiğin takdirde mutlaka savaşa çıkacaklarına dair en ağır bir şekilde Allah'a yemin ettiler. De ki: "Yemin etmeyin. Sizden istenen güzelce itaat etmektir. Şüphesiz Allah, yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır."

Nûr Sûresi

“Veaksemû bi(A)llâhi cehde eymânihim le-in emertehum leyahrucun(ne) kul lâ tuksimû tâ’atun ma’rûfe(tun) inna(A)llâhe habîrun bimâ ta’melûn(e)” Münâfıklar, sen kendilerine emrettiğin takdirde mutlaka savaşa çıkacaklarına dair Allah adını anarak en kuvvetli yeminlerini ettiler. De ki: “Yemin etmeyin. Sizden istenen güzelce itaat etmektir. Şüphesiz Allah, yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır.” (24/53)


Bu âyet hakkında 53. Âyetler hakkında yapmış olduğumuz yorumu buraya alıyoruz.

(24/53) - ” (Münafıklar), sen hakikaten kendilerine emrettiğin takdirde mutlaka (savaşa) çıkacaklarına dair, en ağır yeminleri ile Allah'a yemin ettiler. De ki: Yemin etmeyin. İtaatiniz malûmdur! Bilin ki Allah, yaptıklarınızdan haberdardır.”


Âyetin son kısmı zâti’dir. (Bilin ki Allah, yaptıklarınızdan haberdardır.”) Sonunda geçen “Habir” esmâsı Allah kaynak esmâsından sonraki 31. Esmâdır. Silsilemizde Hz. Pir Hasan Hüsameddin Uşşaki K.S. esmâsıdır. (31) “Lam Elif”, “La” yokluğu “Elif Lam” “El” ile Uluhiyyet ve Ahadiyyeti bildirmektedir. “El” ve “La” dır. “El”, hakkın varlığı ile var olunan birimsel hakikati ve “La” ise yokluğu ifade etmektedir.

Sure sayısı 24, âyet sayısı 53 tür.

24+53= 77

7+7= 14

(14) Nûru Muhammedi dir. Bilindiği gibi tüm mertebelerin içinde mevcuttur.

Bu bilgilerin ışığında 53 şifre sayısı olan Efendi Babamın, Hz. Pirimizin kurucusu olduğu ilm ve aşk yolunda aldığı-olduğu-verdiği “El” ile Cenâb-ı Allah’ın bildirmesi ile Ahadiyyet ve Ulûhiyyet mertebesinden haberdardır. Bu mertebeleri, her mertebeden haberdar etmektedir.

Âyet münafıklar, mücahade, bu sınıfın gevşekliği ve yapılanlardan Allah’ın haberder olduğundan bahsetmektedir.

Münafık; Dinî kurallara inanmadığı hâlde inanmış gibi görünen. İçten iman etmeyen dışarıdan Müslüman görünen kimse.

Cehd; Mücahade, Nefis mücahadesi… Mücahadesi olmayanın, müşahadesi olmaz demişlerdir.

Tasavvuf sahasında en önemli durumlardan biridir. Mutlak ma’nâda yolda sâlik nefs mücahadesinde nefsinin olumsuz yönleri ile savaş etmelidir. Bugüne kadar görüldüğü üzere bu çalışmaları yapmayıp, yapıyor gibi görünen nefsi emmare sahipleri mürted duruma düşmüşlerdir. Bu durumdan “Nur 53” te bir şekilde haberdar olmaktadır.[67]


قُلْ أَطِيعُوا اللَّهَ وَأَطِيعُوا الرَّسُولَ فَإِن تَوَلَّوا فَإِنَّمَا عَلَيْهِ مَا حُمِّلَ وَعَلَيْكُم مَّا حُمِّلْتُمْ وَإِن تُطِيعُوهُ تَهْتَدُوا وَمَا عَلَى الرَّسُولِ إِلَّا الْبَلَاغُ الْمُبِينُ {النور/54}

“Kul atî’û(A)llâhe veatî’û-rrasûl(e) fe-in tevellev fe-innemâ aleyhi mâ hummile ve’aleykum mâ hummiltum ve-in tutî’ûhu tehtedû vemâ alâ-rrasûli illâ-lbelâgu-lmubîn(e)”

Bu âyet şu eserlerde de geçiyor(1)