İçeriğe atla
Furkân 54Cüz 19 · Sayfa 364

Furkân Sûresi 54. Âyet

الفرقان

Sohbete sor

Vehuve-lleżî ḣaleka mine-lmâ-i beşeran fece'alehu neseben ve sihrâ(an)(k) vekâne rabbuke kadîrâ(n)

O, sudan bir insan yaratıp ondan soy sop ve hısımlık meydana getirendir. Rabbin, her şeye hakkıyla gücü yetendir.

Furkân Sûresi

O, sudan bir insan yaratıp ondan soy sop ve hısımlık meydana getirendir. Rabbin, her şeye hakkıyla gücü yetendir. (25/54)


Âyet rububiyet mertebesi âyetlerindendir.


Yolumuza “Gökyüzü İnsanları Araştırması” araştırması ile devam ediyoruz.

Diyanet Meali:

25.54 - O, sudan bir insan yaratıp ondan soy sop ve hısımlık meydana getirendir. Rabbin, her şeye hakkıyla gücü yetendir.

Elmalılı Hamdi Yazır Meali:

25.54 - Odur o ki sudan bir beşer yarattı da onu bir neseb ve bir sıhir kıldı, rabbın kadîr bulunuyor


Görüldüğü gibi âyet-i kerime çok açıktır. Bizim sülâle ve neslimiz nasıl cennette topraktan halkedilip ayrı bir duruma sahip ise. Bu âyet-i kerimede de, aynı şekilde sudan halkedilmiş bir sülâle ve neslin olduğunu, onlarında kendi içlerinde akrabalık ve hısımlık bağlarının olduğunu açık olarak bildirmektedir.

O halde bunların dışında da birçok halkedişlerle zuhura getirilen âlemlerde de, diğer sülâle ve nesillerin olması neden akıldan uzak tutulsun, geçmiş sayfalardan beri böyle sülâle ve nesillerin olduğunu âyetlerde ve hadislerde açık olarak gördük ve görmeye de devam edeceğiz.

Şimdi yeri gelmişken, genel diğer sülâle ve nesillerinde bildiğimiz, kadarı ile dört değişik zuhur başlangıçlarını anlamaya çalışalım.

1)- Bu âyette bildirildiği gibi Bazı sülâle ve nesillerin sudan halkedildiği.

2)- Bazı sülâle ve nesillerin dünyada düzlükte ve topraktan halkedildiği,

3)- Bazı sülâle ve nesillerin nerede halkedileceklerse orada onlara “OL” emri ile oluvermeleri şekli ile halkedildiği.

4)- Gene yeryüzünün veya başka bir gökyüzü arzının yüksek yerlerinde bereketli yaylalarında halkedilip yeryüzü düzlüğe kıraç toprağa indirildiği şekilde halkedildiği, anlşılmaktadır.

Rabbımızın halkediliciliği sonsuz olduğundan diğer sülâle ve nesillerin, nasıl halkedildikleri bizleri pek ilgilendirmiyor. Ancak bizlere bildirilen bilgilerde, “sülâle nesillerin-paket programların” değişik şekilde halkedildikleri açık olarak bildirilmektedir.

Yahova şahitleri ile yapmış olduğum konuşmalarda onlar bizim “Adem Muhammet” sülâle neslimizin, dünyada (aden cenneti) gibi bereketli olan yüksekteki bir yerde yaylada halkedildiğini sonra yere düzlüğe kıraç toprağa indirildiğini söylüyorlar idi. Eğer yahova şahidi olup İsa’ya iman edilirse onun şefeati ile kendilerine ahirette dünyadan 10 dönüm toprak verileceğine ve bu toprağın çok verimli olacağını koyun ve kurdun bir arada yaşayacaklarını söylüyorlardı.

Fakirde onlara siz neyin şahidisiniz, deyip esas şahitler bizleriz ve ilk sözümüz “Eşhedü” dür demiştim ve arkadan kusura bakmayın ama sizin rabb-iniz gerçekten çok fakirmiş demiştim, biz zaten İsa, a.s. ma iman etmişiz. Sizin hayali rabb-iniz ölümden sonra dünyada bir kişiye 10 dönüm arazi verecekmiş! Bizim ilahi rabb-imiz hadiste belirtildiği gibi iman etmiş ancak günahları yüzünden cehennemden en son çıkacak kişiye 10 dünya büyüklüğünde bir cennet verileceğini bildirmirtir diyerek acizliklerini belirtmiştim.

Daha sonra onlara bu konuşmalardan sonra, ne kendinizden ne Musa a.s. dan ne İsa a.s. dan nede kendinizden nede rabb-ınızdan haberiniz yokmuş. Diyerek yaplaşık 2 ay kadar süren konuşmalarımızı sonlandırmıştım.

Bu hususta geniş bilgi (70-Yahova şahitleri ile mülâkat) adlı kitabımızda vardır dileyen (terzibaba13.com) siteye girip oradan indirebilir.[76] T.B.[77]