Vemâ es-elukum ‘aleyhi min ecr(in)(s) in ecriye illâ ‘alâ rabbi-l'âlemîn(e)
"Buna karşılık sizden hiçbir ücret istemiyorum. Benim ücretim ancak alemlerin Rabbi olan Allah'a aittir."
"Buna karşılık ben sizden hiçbir ücret istemiyorum. Benim mükafatımı verecek olan ancak âlemlerin Rabbidir. "
Bu ayet, peygamberlerin tebliğ karşılığında herhangi bir dünyevi beklenti içinde olmadıklarını, ücretlerini yalnızca Allah'tan beklediklerini vurgular. Temel kavramlar, peygamberlik görevinin karşılıksızlığını ve Allah'ın evrensel Rabliğini öne çıkarır.
Râgıb el-İsfehânî (el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân): İsfehânî, 'سأل' kelimesinin 'talep etmek, istemek' anlamlarına geldiğini belirtir. Ayetteki 'وَمَآ أَسْـَٔلُكُمْ عَلَيْهِ مِنْ أَجْرٍ' ifadesi, peygamberin tebliğ görevi karşılığında maddi bir karşılık beklemediğini, bu talebin tamamen reddedildiğini gösterir.
Ebû Ubeyde (Mecâzü'l-Kur'ân): Ebû Ubeyde, bu tür ifadelerin Kur'an'da peygamberlerin samimiyetini ve Allah rızası için çalıştıklarını vurgulamak amacıyla kullanıldığını belirtir. 'Sizden bir şey istemiyorum' ifadesi, peygamberin risaletinin dünyevi çıkarlardan arınmış olduğunu mecazi olarak anlatır.
Toshihiko Izutsu (Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar): Izutsu, 'sual' kavramının Kur'an'da hem bilgi edinme hem de talep etme anlamında kullanıldığını ifade eder. Bu ayetteki kullanımı, peygamberin 'ücret' (ecr) talebinde bulunmadığını, yani tebliğ faaliyetinin karşılığında dünyevi bir beklentisinin olmadığını açıkça ortaya koyar.
Râgıb el-İsfehânî (el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân): İsfehânî, 'أجر' kelimesinin bir işin karşılığı olarak verilen bedel olduğunu belirtir. Ayetteki 'مِنْ أَجْرٍ' ifadesi, peygamberin tebliğ görevi için insanlardan herhangi bir maddi karşılık beklemediğini, bu karşılığın yalnızca Allah katından geleceğini vurgular.
Fîrûzâbâdî (Basâiru Zevi't-Temyîz): Fîrûzâbâdî, 'أجر' kelimesinin hem dünyevi hem de uhrevi karşılıklar için kullanıldığını ifade eder. Bu ayetteki bağlamda, peygamberin insanlardan talep etmediği 'ecr', dünyevi bir karşılık olup, asıl 'ecr'in Allah katında olduğunu belirtir.
Mevlüt Güngör (Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi): Güngör, 'ecr' kelimesinin Kur'an'da genellikle yapılan salih amellerin veya peygamberlik görevinin karşılığı olarak Allah tarafından verilecek mükafat anlamında kullanıldığını belirtir. Ayetteki 'benim ecrim ancak Alemlerin Rabbine aittir' ifadesi, bu uhrevi ve ilahi mükafat beklentisini açıkça ortaya koyar.
Râgıb el-İsfehânî (el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân): İsfehânî, 'رب' kelimesinin aslen 'terbiye etmek, bir şeyi kademe kademe kemale erdirmek' anlamından geldiğini belirtir. Ayetteki 'رَبِّ ٱلْعَـٰلَمِينَ' ifadesi, Allah'ın tüm varlıkları yaratan, besleyen, yöneten ve terbiye eden mutlak sahibi olduğunu vurgular.
Ebû Bekir es-Sicistânî (Nüzhetü'l-Kulûb): Sicistânî, 'رب' kelimesinin 'malik, seyyid, müdebbir' (sahip, efendi, yönetici) anlamlarına geldiğini ifade eder. Ayetteki kullanımı, peygamberin ücretini yalnızca tüm alemlerin sahibi ve yöneticisi olan Allah'tan beklediğini gösterir.
Toshihiko Izutsu (Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar): Izutsu, 'Rab' kavramının Kur'an'da Allah'ın yaratıcı, koruyucu, besleyici ve hükmedici sıfatlarını kapsayan merkezi bir kavram olduğunu belirtir. 'Rabbü'l-âlemîn' ifadesi, Allah'ın evrensel egemenliğini ve peygamberin O'na olan tam teslimiyetini vurgular.
Râgıb el-İsfehânî (el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân): İsfehânî, 'عالم' kelimesinin 'alamet' (işaret) kökünden geldiğini ve Allah'ın varlığına işaret eden her şeyi kapsadığını belirtir. 'Âlemîn' ise, akıl sahibi varlıklar başta olmak üzere tüm yaratılmışları ifade eder. Ayetteki 'رَبِّ ٱلْعَـٰلَمِينَ' ifadesi, Allah'ın sadece belirli bir topluluğun değil, tüm evrenlerin ve içindeki her şeyin Rabbi olduğunu gösterir.
Ebu'l-Bekâ el-Kefevî (el-Külliyyât): Kefevî, 'âlem' kelimesinin 'Allah'tan başka her şey' olarak tanımlandığını ve çoğulu olan 'âlemîn'in ise bu varlıkların tümünü kapsadığını ifade eder. Bu ayetteki kullanımı, Allah'ın Rabliğinin sınırsız ve evrensel olduğunu vurgular.
Toshihiko Izutsu (Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar): Izutsu, 'âlemîn' kavramının Kur'an'da Allah'ın mutlak kudretini ve yaratıcılığını gösteren geniş bir kozmolojik çerçeve sunduğunu belirtir. Peygamberin ücretini 'Alemlerin Rabbi'nden beklemesi, O'nun gücünün ve cömertliğinin sınırsızlığına olan inancını yansıtır.
Bu âyetin tefsiri eserlerde henüz eşleştirilmedi.
Eşleştirme tamamlandıkça bu bölüm otomatik dolar.