Vetetteḣiżûne mesâni'a le'allekum taḣludûn(e)
"İçlerinde ebedi yaşama ümidiyle sağlam yapılar mı ediniyorsunuz?"
"Temelli kalacağınızı umarak sağlam yapılar mı edinirsiniz?"
Şuarâ Suresi 129. ayet, Ad kavminin dünya malına ve geçici yapılara aşırı düşkünlüğünü eleştirmekte, onların bu tutumunu ebedi kalma arzusuyla ilişkilendirmektedir. Ayet, 'masâni'' ve 'tahludûn' gibi kavramlar üzerinden bu dünyevi bağlılığı ve yanılgıyı vurgular.
İbn Kuteybe (Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân): İbn Kuteybe, 'masâni'' kelimesini 'binalar' veya 'kaleler' olarak açıklar. Ayetteki bağlamda, Ad kavminin dağlara oyduğu veya yüksek yerlere inşa ettiği, sağlam ve kalıcı olduğu düşünülen yapıları ifade eder. Bu yapılar, onların dünya hayatına olan düşkünlüklerini ve ebedi kalma arayışlarını simgeler.
Ebû Ubeyde (Mecâzü'l-Kur'ân): Ebû Ubeyde'ye göre 'masâni'', 'işlikler' veya 'sanat eserleri' anlamına gelir. Ayette, Ad kavminin gösterişli ve ustalıkla inşa ettiği, ancak faydasız ve boş uğraşlar olarak nitelendirilen yapılarını mecazi olarak ifade eder. Bu, onların dünyevi zanaatlarına aşırı düşkünlüklerini ve ahireti unuttuklarını gösterir.
Râgıb el-İsfehânî (el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân): Râgıb, 'masâni'' kelimesini 'sanatla yapılan her şey' olarak tanımlar ve özellikle 'su biriktirme yerleri' veya 'sağlam binalar' anlamlarına dikkat çeker. Ayetteki kullanımı, Ad kavminin su kaynaklarını kontrol etmek veya kendilerine kalıcı bir yaşam alanı sağlamak amacıyla inşa ettikleri büyük ve gösterişli yapıları ifade eder. Bu, onların dünyevi güç ve kalıcılık arayışlarını yansıtır.
Râgıb el-İsfehânî (el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân): Râgıb, 'hulûd' kelimesini 'bir şeyin uzun süre kalması' veya 'ebedi olması' olarak açıklar. Ayetteki 'tahludûn' ifadesi, Ad kavminin inşa ettikleri sağlam yapılarla dünya hayatında ebedi kalacakları gibi bir yanılgı içinde olduklarını, bu geçici dünyada sonsuz bir yaşam arayışında olduklarını belirtir.
Fîrûzâbâdî (Basâiru Zevi't-Temyîz): Fîrûzâbâdî, 'hulûd' kelimesinin 'bir yerde uzun süre kalmak' ve 'ölümsüzlük' anlamlarını taşıdığını belirtir. Ayetteki 'tahludûn' kelimesi, Ad kavminin yaptıkları binalarla dünyada sonsuza dek yaşayacakları gibi bir vehme kapıldıklarını, bu durumun onların ahiret inancındaki zayıflığına işaret ettiğini vurgular.
Toshihiko Izutsu (Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar): Izutsu, 'hulûd' kavramının Kur'an'da genellikle ahiret bağlamında, cennet veya cehennemde ebedi kalmayı ifade ettiğini belirtir. Ancak bu ayette, Ad kavminin dünyevi yapılarına tutunarak bu dünyada ebedi kalma yanılgısını ifade etmek için kullanılmıştır. Bu, onların dinî ve ahlakî değerlerden saparak dünyevi olana aşırı bağlanmalarını gösterir.
Bu âyetin tefsiri eserlerde henüz eşleştirilmedi.
Eşleştirme tamamlandıkça bu bölüm otomatik dolar.