Ve-inne rabbeke lehuve-l'azîzu-rrahîm(u)
Şüphesiz senin Rabbin, mutlak güç sahibi ve çok merhametli olandır.
Ve şüphesiz Rabbin, işte O mutlak galip ve engin merhamet sahibidir.
Şuarâ Suresi'nin 175. ayeti, Allah'ın 'Rab' oluşunu, 'Aziz' ve 'Rahim' sıfatlarıyla pekiştirerek O'nun mutlak kudretini ve engin merhametini vurgulamaktadır. Ayet, bu üç temel kavram üzerinden Allah'ın zatına ve sıfatlarına dair önemli bir mesaj iletmektedir.
Râgıb el-İsfehânî (el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân): Râgıb, 'Rab' kelimesinin aslen terbiye etmek, bir şeyi kademe kademe kemale erdirmek anlamına geldiğini belirtir. Allah için kullanıldığında ise, hem yaratma hem de terbiye etme, sahip olma ve idare etme anlamlarını kapsar. Ayetteki 'Rabbin' ifadesi, Allah'ın kulları üzerindeki bu mutlak yetkisini ve onları gözetip terbiye edişini ifade eder.
Ebu'l-Bekâ el-Kefevî (el-Külliyyât): Kefevî, 'Rab' kelimesinin lügatte 'sahip, efendi, terbiye eden, ıslah eden' gibi anlamlara geldiğini açıklar. Allah için kullanıldığında ise, her şeyin sahibi, yaratıcısı, yöneticisi ve terbiye edicisi olduğunu ifade eder. Ayetteki bağlamda, Allah'ın insanlara karşı olan bu üstün konumunu ve onlara olan ilgisini belirtir.
İbn Kuteybe (Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân): İbn Kuteybe, 'Aziz' kelimesinin 'güçlü, galip, yenilmez' anlamlarına geldiğini belirtir. Ayetteki kullanımıyla, Allah'ın hiçbir şeye muhtaç olmayan, her şeye gücü yeten ve asla mağlup edilemeyen yüce varlığını vurgular.
Râgıb el-İsfehânî (el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân): Râgıb, 'Aziz' kelimesinin 'azmetmek, güçlenmek, nadir olmak' gibi anlam köklerinden geldiğini ifade eder. Allah için kullanıldığında, O'nun eşi benzeri olmayan, erişilmez gücünü ve izzetini anlatır. Ayette, Allah'ın kudretinin ve üstünlüğünün tamlığını beyan eder.
Toshihiko Izutsu (Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar): Izutsu, 'Aziz' kavramının Kur'an'da genellikle Allah'ın mutlak gücünü, yenilmezliğini ve yüceliğini ifade etmek için kullanıldığını belirtir. Bu sıfat, Allah'ın iradesinin her şeye galip geldiğini ve O'nun kudretinin sınırsız olduğunu gösterir. Ayetteki 'Aziz' sıfatı, Allah'ın hükmünün ve iradesinin mutlak olduğunu vurgular.
Ebû Ubeyde (Mecâzü'l-Kur'ân): Ebû Ubeyde, 'Rahim' kelimesinin 'rahmet sahibi' anlamına geldiğini ve Allah'ın kullarına olan şefkatini ve lütfunu ifade ettiğini belirtir. Ayetteki kullanımıyla, Allah'ın affediciliğini ve nimet vericiliğini vurgular.
Râgıb el-İsfehânî (el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân): Râgıb, 'Rahmet' kelimesinin 'incelik, şefkat ve lütuf' anlamlarına geldiğini ve 'Rahim' sıfatının bu rahmetin sürekli ve kalıcı olduğunu ifade ettiğini açıklar. Ayetteki 'Rahim' sıfatı, Allah'ın kullarına karşı olan engin ve kesintisiz merhametini, onlara nimetler bahşetmesini ve günahlarını bağışlamasını ifade eder.
Mevlüt Güngör (Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi): Güngör, 'Rahim' sıfatının 'Rahman' sıfatından farklı olarak, Allah'ın rahmetinin müminlere özel tecellisini ve ahiretteki karşılığını daha çok ifade ettiğini belirtir. Ayetteki 'Rahim' sıfatı, Allah'ın müminlere yönelik özel lütfunu ve merhametini, onların günahlarını affetmesini ve onlara cenneti vaat etmesini çağrıştırır.
Şu'arâ Sûresi
“Ve-inne rabbeke lehuve-l’azîzu-rrahîm(u)” Şüphesiz ki senin Rabbin elbette mutlak güç sahibidir, çok merhametlidir. (26/175)
9. âyet açıklamasını bakınız.