İçeriğe atla
Şuarâ 49Cüz 19 · Sayfa 369

Şuarâ Sûresi 49. Âyet

الشعراء

Sohbete sor

Kâle âmentum lehu kable en âżene lekum(s) innehu lekebîrukumu-lleżî ‘allemekumu-ssihra felesevfe ta'lemûn(e)(c) leukatti'anne eydiyekum veerculekum min ḣilâfin veleusallibennekum ecma'în(e)

Firavun, "Ben size izin vermeden ona inandınız ha? Mutlaka o, size sihri öğreten büyüğünüzdür. Yakında bilip göreceksiniz siz! Andolsun, ellerinizi ve ayaklarınızı çaprazlama keseceğim ve hepinizi asacağım" dedi.

Şu'arâ Sûresi

“Kâle âmentum lehu kable en âzene lekum innehu lekebîrukumu-lleżî ‘allemekumu-ssihra felesevfe ta’lemûn(e) leukatti’anne eydiyekum veerculekum min ḣilâfin veleusallibennekum ecma’în(e)” Firavun, “Ben size izin vermeden ona inandınız ha? Mutlaka o, size sihri öğreten büyüğünüzdür. Yakında bilip göreceksiniz siz! Andolsun, ellerinizi ve ayaklarınızı çaprazlama keseceğim ve hepinizi asacağım” dedi. (26/49)


(Kâle âmentum lehu kable en âzene lekum, innehu le kebîrukumullezî allemekumus sihra, fe le ukattıanne eydiyekum ve erculekum min hilâfin ve le usallibennekum fî cuzûın nahli ve le ta’lemunne eyyunâ eşeddu azâben ve ebkâ.)

(Tâ-Hâ-20/71) “(Fir’âvn): “Size izin vermemden önce ona îmân mı ettiniz? Muhakkak ki o, gerçekten size sihir öğreten, sizin büyüğünüzdür (ustanızdır). Bu durumda mutlaka sizin ellerinizi ve ayaklarınızı çap-razlama keseceğim. Ve sizi mutlaka hurma ağacına asacağım. Ve böylece hangimizin azâbı daha şiddetli ve daha kalıcı (imiş) gerçekten bileceksiniz.” dedi.”


Nefs-i emmâre, (Fir’âvn)u hayal ve vehmin, tabileri olan sihirbazlara “Size izin vermemden önce ona îmân mı ettiniz? Fir’âvn bu sözüyle kendinin hâlen daha beden mülkünde gerçek hâkim olduğuna inanmaktadır ve kendinden başkasına inanmalarına tahammülü yoktur. Olağan dışı hadiselerin sadece sihir ile yapıldığını zanneden Fir’âvn, Mûsânın akl-ı külden gelen aklını ve kudret elini kullanarak Cenâb-ı Hakk’ın oradan kudret zuhuru yaptığını anlayamadığından ondan meydana gelen hadiseyi de sihir zannederek sizin ustanız, diyerek sihir ilmini tasdik etmiş olmaktadır. Bu yüzden, Fir’âvn kendisine tabi olmayan eski sihirbazların el ve ayaklarını kendilerine daha büyük azab olması için çapraz olarak yani sağ ayağını kestirirse sol kolunu kestirmiştir. Âyette ifade edilen hurma ağacına asmak ise onlara daha dünyada iken rahmettir. Çünkü hurma kesrette vahdeti ifade ettiğinden daha burada dünya da, iken kesret yoluyla vahdete erdiler demek olur.[15]