İż kâle li-ebîhi vekavmihi mâ ta'budûn(e)
Hani o, babasına ve kavmine, "Neye tapıyorsunuz?" demişti.
Hani o, babasına ve kavmine, "Neye tapıyorsunuz?" demişti.
Bu ayet, Hz. İbrahim'in tevhid mücadelesinin başlangıcını, babasına ve kavmine yönelttiği sorgulayıcı bir soruyla ortaya koymaktadır. Ayet, 'kavm' ve 'ibadet' gibi temel kavramlar üzerinden şirk inancına karşı çıkışı dilbilimsel bir derinlikle sunar.
Râgıb el-İsfehânî (el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân): Râgıb, 'kavl' kelimesinin genellikle 'söz' anlamına geldiğini, ancak Kur'an'da bazen 'niyet' veya 'inanç' gibi daha geniş anlamlarda da kullanılabileceğini belirtir. Bu ayette ise doğrudan bir soru sorma eylemini ifade eder.
Ebû Ubeyde (Mecâzü'l-Kur'ân): Ebû Ubeyde, 'kavl'in sadece dilsel bir ifade değil, aynı zamanda bir duruşu ve tebliği de içerdiğini vurgular. Hz. İbrahim'in bu sözü, sadece bir soru değil, aynı zamanda bir meydan okuma ve davettir.
İbn Kuteybe (Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân): İbn Kuteybe, 'eb' kelimesinin Kur'an'da hem biyolojik baba hem de amca veya dede gibi yakın akrabalar için kullanılabileceğini belirtir. Ancak bu ayetteki bağlam, Hz. İbrahim'in doğrudan babasına hitap ettiğini açıkça göstermektedir.
Toshihiko Izutsu (Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar): Izutsu, 'eb' kavramının Kur'an'da sadece soy bağını değil, aynı zamanda bir otorite ve rehberlik figürünü de temsil ettiğini ifade eder. Hz. İbrahim'in babasına yönelttiği soru, bu otoriteye karşı bir sorgulama niteliğindedir.
Râgıb el-İsfehânî (el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân): Râgıb, 'kavm' kelimesinin 'bir araya gelmiş, toplanmış insanlar' anlamına geldiğini ve genellikle belirli bir amaç veya inanç etrafında birleşen toplulukları ifade ettiğini belirtir. Bu ayette, Hz. İbrahim'in tebliğ ettiği putperest topluluğu kasteder.
Ebu'l-Bekâ el-Kefevî (el-Külliyyât): Kefevî, 'kavm'in sadece sayısal bir topluluk olmadığını, aynı zamanda ortak bir kimlik ve aidiyet duygusu taşıyan bir grubu ifade ettiğini açıklar. Hz. İbrahim'in kavmi, putperestlik inancıyla tanımlanan bir topluluktur.
Mevlüt Güngör (Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi): Güngör, 'kavm'in Kur'an'da genellikle peygamberlerin muhatap olduğu, onlara karşı çıkan veya onları destekleyen topluluklar için kullanıldığını belirtir. Bu ayette, Hz. İbrahim'in tebliğine karşı çıkan putperest topluluğu ifade eder.
Râgıb el-İsfehânî (el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân): Râgıb, 'abd' kökünün 'boyun eğmek, itaat etmek, kulluk etmek' anlamlarına geldiğini ve 'ibadet'in ise en üst düzeyde boyun eğme ve tazim olduğunu ifade eder. Ayetteki 'ta'budûn' fiili, putlara yapılan bu tür bir kulluk eylemini sorgular.
Fîrûzâbâdî (Basâiru Zevi't-Temyîz): Fîrûzâbâdî, 'ibadet'in sadece zahiri fiillerden ibaret olmadığını, aynı zamanda kalbi bir teslimiyet ve boyun eğmeyi de içerdiğini belirtir. Hz. İbrahim'in sorusu, bu teslimiyetin kime ve neye yapıldığını sorgulamaktadır.
Toshihiko Izutsu (Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar): Izutsu, 'ibadet' kavramının Kur'an'da sadece ritüelistik tapınmayı değil, aynı zamanda bir varlığa mutlak itaat ve bağlılık göstermeyi de kapsadığını açıklar. Hz. İbrahim'in sorusu, bu mutlak bağlılığın yanlış nesnelere yöneltildiğini ima eder.
Şu'arâ Sûresi
“İz kâle li-ebîhi vekavmihi mâ ta’budûn(e)” Hani o, babasına ve kavmine, “Neye tapıyorsunuz?” demişti. (26/70)
قَالُوا نَعْبُدُ أَصْنَامًا فَنَظَلُّ لَهَا عَاكِفِينَ {الشعراء/71}
“Kâlû na’budu asnâmen fenezallu lehâ ‘âkifîn(e)”