Kâle eferaeytum mâ kuntum ta'budûn(e)
(75-76) İbrahim, şöyle dedi: "Sizin ve geçmiş atalarınızın taptığı şeyleri gördünüz mü?"
İbrahim dedi ki: "İyi ama, ister sizin, ister önceki atalarınızın olsun, neye taptığınızı (biraz olsun) düşündünüz mü?"
Bu ayet, Hz. İbrahim'in tevhid mücadelesinde muhataplarına yönelttiği bir sorgulamayı içermektedir. Temel olarak 'görmek' ve 'ibadet etmek' fiilleri üzerinden putperestliğin anlamsızlığına dikkat çekilmekte, hakikatin idraki ve kulluğun yönü sorgulanmaktadır.
Râgıb el-İsfehânî (el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân): Râgıb, 'rü'yet' kelimesinin hem gözle görmeyi hem de kalple idrak etmeyi ifade ettiğini belirtir. Bu ayetteki kullanımı, muhatapların taptıkları şeylerin hakikatini gözlemlemeleri ve aklen kavramaları yönünde bir teşviktir. (el-Müfredât, ص ٣٥٥)
Ebû Ubeyde (Mecâzü'l-Kur'ân): Ebû Ubeyde, 'e-raeytum' ifadesinin bazen 'e-a'lemtum' (bildiniz mi?) anlamında kullanılabileceğini belirtir. Bu bağlamda, İbrahim'in muhataplarına taptıkları şeylerin gerçek mahiyetini bilip bilmediklerini sorguladığını gösterir. (Mecâzü'l-Kur'ân, I, 226)
Toshihiko Izutsu (Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar): Izutsu, Kur'an'da 'rü'yet'in sadece fiziksel görme değil, aynı zamanda 'anlama' ve 'kavrama' boyutunu da içerdiğini vurgular. Bu ayette, İbrahim'in muhataplarından taptıkları varlıkların acizliğini ve ilahlık vasfından yoksunluğunu idrak etmelerini istediği anlaşılır.
İbn Kuteybe (Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân): İbn Kuteybe, 'ibadet' kelimesinin 'itaat' ve 'boyun eğme' anlamlarını içerdiğini belirtir. Ayetteki 'tâ'budûn' ifadesi, muhatapların putlara karşı gösterdikleri aşırı bağlılık ve boyun eğmeyi ifade eder. (Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân, ص ٣٠٥)
Râgıb el-İsfehânî (el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân): Râgıb, 'ubûdiyyet'in (kulluk) tevazu ve boyun eğmenin son noktası olduğunu ifade eder. Bu ayetteki 'ta'budûn' kelimesi, muhatapların Allah'tan başkasına gösterdikleri bu en üst düzey bağlılığı ve teslimiyeti sorgulamaktadır. (el-Müfredât, ص ٣٢٠)
Fîrûzâbâdî (Basâiru Zevi't-Temyîz): Fîrûzâbâdî, 'abd' kökünün 'zelil olmak, boyun eğmek' anlamlarından türediğini ve 'ibadet'in de bu zelilliği ve boyun eğmeyi Allah'a tahsis etmek olduğunu belirtir. Ayette, bu kulluğun yanlış varlıklara yöneltilmesi eleştirilmektedir. (Basâiru Zevi't-Temyîz, IV, 10)
Mevlüt Güngör (Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi): Güngör, 'ibadet'in sadece ritüelistik eylemlerden ibaret olmadığını, aynı zamanda bir varlığa karşı duyulan mutlak teslimiyet ve itaat halini de kapsadığını belirtir. Ayetteki kullanım, putlara karşı gösterilen bu mutlak teslimiyetin sorgulanmasıdır.
Bu âyetin tefsiri eserlerde henüz eşleştirilmedi.
Eşleştirme tamamlandıkça bu bölüm otomatik dolar.