Velleżî atme'u en yaġfira lî ḣatî-etî yevme-ddîn(i)
"O, hesap gününde, hatalarımı bağışlayacağını umduğumdur."
"Ve hesap günü, hatamı bağışlayacağını umduğumdur."
Bu ayet, İbrahim peygamberin ahiret gününe dair umudunu ve Allah'tan bağışlanma dileğini ifade etmektedir. Ayetteki anahtar kavramlar, Allah'ın bağışlayıcılığına, günah kavramına ve kıyamet gününün önemine odaklanmaktadır.
Râgıb el-İsfehânî (el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân): Râgıb, 'طمع' kelimesini, bir şeye şiddetli bir arzu duymak ve onu elde etmeyi ummak olarak açıklar. Ayetteki 'أَطْمَعُ' ifadesi, İbrahim'in Allah'ın kendisini bağışlamasına dair güçlü umudunu ve bu bağışlamayı arzu etmesini vurgular.
Ebu'l-Bekâ el-Kefevî (el-Külliyyât): Kefevî, 'طمع' kelimesinin, bir şeyin gerçekleşmesini beklemek ve ona yönelmek olduğunu belirtir. Ayette, İbrahim'in ahiret gününde Allah'ın affına yönelik kesin beklentisi ve bu beklentinin bir umut olarak ifadesi söz konusudur.
İbn Kuteybe (Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân): İbn Kuteybe, 'غفر' kelimesinin temel anlamının örtmek olduğunu ve günahları bağışlamanın da Allah'ın günahları örtmesi, gizlemesi ve cezalandırmaması anlamına geldiğini ifade eder. Ayetteki 'يَغْفِرَ لِي' ifadesi, İbrahim'in Allah'tan günahlarını örtmesini ve affetmesini dilemesidir.
Râgıb el-İsfehânî (el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân): Râgıb, 'غفر' kelimesinin, bir şeyi korumak ve örtmek anlamına geldiğini, Allah'ın günahları bağışlamasının ise kulunu günahların kötü sonuçlarından koruması olduğunu belirtir. Ayette, İbrahim'in Allah'tan kendisini ahiret gününde günahlarının sonuçlarından korumasını ve affetmesini umduğu vurgulanır.
Toshihiko Izutsu (Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar): Izutsu, 'ğ-f-r' kökünün Kur'an'daki kullanımının, Allah'ın insan hatalarını görmezden gelmesi, onları silmesi ve cezalandırmaması anlamına geldiğini açıklar. Ayetteki bağlamda, İbrahim'in Allah'ın bu affedicilik sıfatına olan inancı ve bu sıfatın kendisi üzerinde tecelli etmesini dilemesi ifade edilir.
Ebû Ubeyde (Mecâzü'l-Kur'ân): Ebû Ubeyde, 'خطيئة' kelimesini, kasıtlı veya kasıtsız yapılan yanlış ve günah olarak açıklar. Ayetteki 'خَطِيٓـَٔتِى' ifadesi, İbrahim'in kendi hatalarını ve günahlarını kabul ettiğini ve bunlar için bağışlanma dilediğini gösterir.
Râgıb el-İsfehânî (el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân): Râgıb, 'خطأ' kelimesinin, doğru yoldan sapmak ve isabet etmemek anlamına geldiğini, 'خطيئة'nin ise bu sapmanın sonucu olan günah olduğunu belirtir. İbrahim'in bu kelimeyi kullanması, kendi beşerî eksikliklerini ve Allah'ın rızasına aykırı düşebilecek fiillerini ifade eder.
Mevlüt Güngör (Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi): Güngör, 'خطيئة' kelimesinin Kur'an'da genellikle kasıtlı veya kasıtsız yapılan, Allah'ın emirlerine aykırı düşen fiilleri ifade ettiğini belirtir. Ayette, İbrahim'in ahiret gününde bu tür hatalarının affedilmesini umduğu açıkça görülmektedir.
Ebû Ubeyde (Mecâzü'l-Kur'ân): Ebû Ubeyde, 'يوم الدين' ifadesini, insanların amellerine göre karşılık görecekleri, hesaplarının görüleceği gün olarak açıklar. Ayette, İbrahim'in bağışlanma umudunu bu hesap gününe atfetmesi, o günün önemini ve Allah'ın adaletinin tecelli edeceği zaman olduğunu vurgular.
Râgıb el-İsfehânî (el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân): Râgıb, 'دين' kelimesinin, hem itaat hem de karşılık görmek (ceza veya mükafat) anlamlarına geldiğini belirtir. 'يوم الدين' ise, insanların amellerinin karşılığını görecekleri, Allah'ın hükümranlığının tam olarak ortaya çıkacağı gündür. İbrahim'in bu günü zikretmesi, ahiret inancının ve o günkü yargılamanın bilincinde olduğunu gösterir.
Toshihiko Izutsu (Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar): Izutsu, 'din' kavramının Kur'an'da hem 'din' (inanç sistemi) hem de 'hesap, yargı' anlamlarına geldiğini belirtir. 'Yevmu'd-Din' ise, Allah'ın mutlak egemenliğinin ve adaletinin tecelli edeceği, her canlının yaptıklarının karşılığını göreceği nihai yargı günüdür. İbrahim'in bu güne atıfta bulunması, ahiret inancının merkeziliğini ve o günkü bağışlanmanın değerini vurgular.
Şu'arâ Sûresi
“O, hesap, ve ceza gününde, hatalarımı bağışlayacağını umduğumdur.” (26/82)
“Ceza” mükafat veya mücazat olma üzere olumlu ya da olumsuz karşılık demektir. İbrahimiyet mertebesinde umulan; Bu günde gafur ve rahim isimlerininin hataların bağışlayacağıdır. (Murat Derûni)
رَبِّ هَبْ لِي حُكْمًا وَأَلْحِقْنِي بِالصَّالِحِينَ {الشعراء/83}
“Rabbi heb lî hukmen veelhiknî bi-ssâlihîn(e)”