İçeriğe atla
Neml 18Cüz 19 · Sayfa 378

Neml Sûresi 18. Âyet

النمل

Sohbete sor

Hattâ iżâ etev ‘alâ vâdi-nnemli kâlet nemletun yâ eyyuhâ-nnemlu-dḣulû mesâkinekum lâ yahtimennekum suleymânu vecunûduhu vehum lâ yeş'urûn(e)

Nihayet karınca vadisine geldikleri vakit bir karınca, "Ey karıncalar! Yuvalarınıza girin, Süleyman ve ordusu farkına varmadan sizi ezmesinler" dedi.

Neml Sûresi

Terzibaba - Necdet Ardıç

“Hattâ izâ etev alâ vâdinnemli: o vakti hatırla ki oraya ulaştığında, hattâ bir vâdiye ulaştı Süleymân (a.s.) ordusu ile birlikte. Vâdiye ulaştı vâdinin ismi neml karınca vâdisi idi.

İşte bizde gideriz, gideriz beni İsrail yol alır, gideriz bu karınca vadisine ulaşırız. Karınca vadisi ile ne demek istiyor? Karıncaların özelliği sistemli grup çalışması yapmasıydı. Bizde birey varlığımızda grup çalışması ne demek? Esmâ-ül Hüsnâ’nın hepsini birden, toplu birden faaliyete geçirmek demek. Her bir isimden bir hisse alarak veya bir hisse vererek o Esmâ-ül Hüsnâ’yı faaliyete geçir-mek. Hani karınca duası derler ya. Orada eshabı kehf isimleride okunuyor. Bernuş, zebernuş, kıtmir diye. Aynı zaman da bereket duası. Gene o iseviyyet mertebesine doğru yol alındığında o mağarada çıkıyor insanın önüne. Karınca vadisine gelindiği zaman, “kalet nemletün”: karıncanın bir tanesi dedi ki .

“Ya eyyühennemli:” ey karınca ahalisi “Ed hulû mesâkineküm.” Ey karıncalar vadisinde olan, karıncalar, meskenlerinize dahil olun girin. Yani çekilin, meskenlerinize çekilin dedi, karıncalardan bir tanesi. Neden bunu dedi? Süleymân ordusunun karşıdan geldiğini gördüğü zaman diğer karıncalar işte yuvalarında yahut yar kenarlarında, set kenarlarında olduğu için göreme-diler. Bir tanesi daha yüksek bir yere çıkınca Süleymân’ın ordusunu gördü. Niye girin meskenlerinize dedi? Lâ yahtımenneküm Süleymânü ve cunüdühü ve hüm lâ yeş’urun: Süleymân ve ordusu bilmeyerek sizi ezmesin diye ikaz etti ordu gelmeden. Evleri toprağın içerisinde olduğu için evleri bozulmayacak helâk olmayacaktı. Sizi yarmasın, ezmesin, üzerinizden geçmesin. Onlar sizin hakkınızdaki bilgileri yoktur. Bilmeden basıp geçerler. Kahretme yolu ile değil. Farkında olmadan. Bu konuşmayı duyan Süleyman (a.s.) tebessüm etti. Güldü.

Bu âyet şu eserlerde de geçiyor(3)