Beli-ddârake ‘ilmuhum fî-l-âḣira(ti)(c) bel hum fî şekkin minhâ(s) bel hum minhâ ‘amûn(e)
Ahiret (gününün gerçekleşeceği) hakkında bilgi (peygamberler aracılığı ile) onlara peş peşe gelmiştir. Fakat onlar bu konuda şüphe içindedirler. Daha doğrusu onlar ahiretten yana kördürler.
Neml Sûresi
Terzibaba - Necdet Ardıç
(27/66) “Onların bilgileri, ahiret hakkında, yetişip son buldu. Fakat onlar ondan şüphe içindedir. Hayır, onlar, ondan yana kördürler.” Onların ilimleri ahreti de idrak edemez, anlaya-mazlar. Onlar bu hususta çok şüphe şek içerisindeler. Neden? Çünkü Allahın getirmiş olduğu aklı kül ilmine yönelmemiş olduğu için, iltifat etmeyip beşer, nefsi emmâre aklıyla çözmeye çalıştıklarından büyük bir şüphe içerisindedirler, deniyor. Onlar bu hakikatlari görmekten kördürler.