İçeriğe atla
Kasas 22Cüz 20 · Sayfa 388

Kasas Sûresi 22. Âyet

القصص

Sohbete sor

Velemmâ teveccehe tilkâe medyene kâle ‘asâ rabbî en yehdiyenî sevâe-ssebîl(i)

(Şehirden çıkıp) Medyen'e doğru yöneldiğinde, "Umarım Rabbim beni doğru yola iletir" dedi.

Kasas Sûresi

Terzibaba - Necdet Ardıç

Konyalı M. Vehbi’nin “Büyük Kûr’ân Tefsiri” isimli eserinden ilgili kısımları aktaralım; belki mevzu biraz ama sadece bâtın yönlerini değil zâhir oluşumlarınıda bilmemizde çok yarar olacağı mutlaktır.


Beyzâvî'nin beyanı veçhile Medyen; İbrâhîm (a.s.)’ın

Medyen ismindeki oğlu bina ettiğinden Hz. Şuayb'in kasabasına kurucusunun ismiyle Medyen denmiştir, Mısır'a sekiz konak mesafe­dedir. Medyen Bâdiye'de olduğundan Fir’âvn'un hükmü ora­larda geçerli değildi. Hz Mûsâ Mısır'dan çıkınca Mısır'da büyümüş ve bir yer görmemiş olduğundan nereye gideceğini bilemediği hal­de üç yola tesadüf eder, Cenâb-ı Hak'tan doğru yola sevketmesini ister. İşbu üç yolun ortada olanını tercih etmiş ve geriden tâkip edenler gelmişlerse de iki tarafta olan yollara gittikleri ve bu nedenle; Medyen’e zararsız ulaştığı rivâyet edilmiştir. Çünkü, Fahri Râzi'nin (Ibn-i Abbas) hazretlerinden rivâyeten beyanına nazaran Hz. Mûsâ Mısır'dan çıktığında Medyen’i kasdetmemişti. Fakat teveccühü Medyen cihetineydi. Allah'a mütevekkil oldu ve doğru yola sevketmesini istedi, bu ilticası üzerine Allahû Teâlâ Medyen tarafına sevketti.

Bazı rivâyette Mısır'dan çıkarken Medyen'i kasdetti ve Âyette beyan olunduğu veçhile o cihete teveccüh ey­ledi. Çünkü; Medyen ahalisiyle kendi arasında yakınlık olduğunu biliyordu. Zira; Medyen ahalisi Hz. İbrahim'in bir oğlunun, Benî İsrail de diğer bir oğlunun neslinden oldukları cihetle aralarında amcazâdelik olduğunu ve orada karar edebileceğini düşündü ve o cihete gitmesine de Allahü Tealâ hidâyet etti. Çünkü hidâyet; Allah'ındır. Bundan dolayı; selâmetle yoluna devâmetti, hiç kimse mâni olamadı


“Medyen” kelimesinin Ebced sayı değerlerine bakarsak;

(Mîm) 40, (Dal) 4, (Ye) 10, (Nûn) 50, toplarsak (40+4+10+50=104) ortaki sıfırı aldığımızda (14) kalır ki Nûr-u Muhammedî’dir.

Mûsâ (a.s.) görüldüğü üzere Medyen’e yani Nûr-u Muhammediyye’de Şuayb (a.s.)’a sığınmıştır.

Şuayb kelimesinin Ebced sayı değerlerine baktığımızda;

(Şın) 300, (Ayn) 70, (Ye) 10, (Be) 2, toplarsak (300+70+10+2=382) ediyor ki toplarsak (3+8+2=13)’tür.

Mûsâ (a.s.) görüldüğü gibi (14) ve (13)’e sığınmıştır.

Cenâb-ı Hakk (c.c) Mûsâ (a.s.)’ı (12) olan Mısır’dan (14) olan Medyen’e (13) olan Şuayb’a yöneltmiştir. Yani Mısır’ın (Mîm)’inden Medyen’in (Mîm)’ine göndermiştir.

Bu âyet şu eserlerde de geçiyor(1)