Velemmâ verade mâe medyene vecede ‘aleyhi ummeten mine-nnâsi yeskûne vevecede min dûnihimu-mraeteyni teżûdân(i)(s) kâle mâ ḣatbukumâ(s) kâletâ lâ neskî hattâ yusdira-rri'â/(u)(s) ve ebûnâ şeyḣun kebîr(un)
Medyen suyuna varınca, suyun başında (hayvanlarını) sulamakta olan bazı insanlar gördü. Bunların yanında da koyunlarını suya salmamak için uğraşan iki kız gördü. Musa onlara, "(Koyunlarınızı burada tutmaktaki) maksadınız ne?" dedi. Onlar, "Çobanlar sulayıp çekilinceye kadar biz koyunlarımızı sulayamayız. Babamız ise çok yaşlı bir adamdır" dediler.
Kasas Sûresi
Terzibaba - Necdet Ardıç
Görüldüğü gibi Medyen’e ulaşmak su ile yani yeni bir hayât ile başlamaktadır.
Suyun olduğu yerde hayat, hayatın olduğu yerde de ilim vardır. Sıralamada hayattan sonra hemen ilim, gelmektedir. Hayvanlarını sulayan çobanlar, Medyen ahalisinden oldukları halde, Şuayb'in (a.s.) bağlılarından değil idiler, eğer olsalardı, evvelâ o kadınların koyunlarını sularlar, kendilerininkilerini daha sonra sularlar idi. Çobanlar bir bakıma o yörenin nefs-i emmâreleri koyunları ise emmâre suyu ile suladıkları nefs-i levvâmeleri idi. İşte bu yüzden kadınlar kendi koyunlarının onların levvâme
koyunlarının arasına karışmasını önlemek için koyunlarını onlar gidinceye kadar engelliyorlar idi. Kuyu başından emmâre çobanları çekilmedikçe biz koyunlarımızı sulayamayız, çünkü onların ahlâklarını almalarını istemeyiz dediler, ne zaman onlar gider kuyu hakikat-i üzere kalır biz o zaman hayvanlarımızı yani Hay olan güçlerimizi mânâ suyu ile sularız dediler. Ayrıca bizim Er olan babamızda çok ihtiyardır, fıtri olarak bu işleri yapamamaktadır. Erkek oğluda yoktur ki bu işleri yüklensin o yüzden vekâleten bütün işlere biz bakmaktayız, mânâsında dediler.
فَسَقَى لَهُمَا ثُمَّ تَوَلَّى إِلَى الظَّلِّ فَقَالَ رَبِّ إِنِّي
لِمَا أَنْزَلْتَ إِلَيَّ مِنْ خَيْرٍ فَقِيرٌ
Fe sekâ lehumâ summe tevellâ ilez zılli fe kâle rabbi innî limâ enzelte ileyye min hayrin fakîr.