İçeriğe atla
Kasas 24Cüz 20 · Sayfa 388

Kasas Sûresi 24. Âyet

القصص

Sohbete sor

Fesekâ lehumâ śümme tevellâ ilâ-zzilli fekâle rabbi innî limâ enzelte ileyye min ḣayrin fakîr(un)

Bunun üzerine Musa onların koyunlarını suladı. Sonra gölgeye çekilip, "Rabbim! Bana göndereceğin her hayra muhtacım" dedi.

Kasas Sûresi

Terzibaba - Necdet Ardıç

Böylece ilmi İlâhiyye kuyusundan-bâtın dan çektiği hayat suyu ile onların “hay” olan “ve,an” larını suladı, sonra İlâh-î gölge-hakk’ın korumasına çekildi-döndü ve tam bir fakr hali ve tükenmişlik ile her şeye fakirim dedi.

Daha evvelce Fir’âvn’un sarayında bütün dünya nimetlerine sahip iken, bu hâle dönmek her halde kolay bir şey olmasa gerek. İşte Hakk dostu olmak için Nefs-i Emmârenin bütün imkânlarından vazgeçmek lâzım geldiği böylece belirtilmiş olmaktadır.


Bu hususla ilgili Füsus-ül Hikem, Mûsâ Fassından kısa bir bilgi daha sunalım.

* Şimdi Medyen'e geldi. İki câriyeyi buldu. Bir karşılık

almadan onların hayvanlarını suladı. Daha sonra ilâhî gölgeye ilticâ etti. “Yâ Rabbi hayırdan bana indirdiğin şeye kesinlikle ben fakîrim” (Kasas, 28/24) dedi. Şimdi kendisinin sulama işinin aynını, Allah Teâlâ'nın kendisine indirdiği hayrın aynı kıldı ve nefsini, indinde olan hayırda, Allâh'a fakr ile vasıflandırdı.

* Şimdi Hızır, ona bir karşılık almadan duvarın düzeltilmesini gösterdi. O buna kızdı. Böyle olunca ona, onun bir karşılık almadan hayvanları sulamasını hatırlattı. Hatırlatmadıklarından bunun dışındakilerin gösterilmesine girişti. Hattâ (s.a.v.) ikisinin hâdisesinden, Allah Teâlâ’nın onun üzerine hikâye buyurması için, Mûsâ (a.s.)’ın sessiz kalmasını ve itirâz etmemesini diledi. Şimdi cenâb-ı Mûsâ'nın gerçekleştirmiş olduğu şeyi kendisinde ilim olmaksızın yapmış olduğu bununla bilindi. Çünkü ilimden olsa idi, Allah Teâlâ'nın Mûsâ indinde kendisi için şahitlik ettiği ve temizleyip, doğrulaştırdığı Hızır üzerine bunun benzerini inkâr etmezdi. Ve bununla birlikte Mûsâ (a.s.) Allah Teâlâ'nın kendisini temizlediği ve tabi olmasını ona şart koştuğu şeyleri, Allâh’ın emrini unuttuğumuz zaman, bize rahmetten dolayı unuttu.

Bu âyet şu eserlerde de geçiyor(5)