Ve-iżâ yutlâ ‘aleyhim kâlû âmennâ bihi innehu-lhakku min rabbinâ innâ kunnâ min kablihi muslimîn(e)
Kur'an kendilerine okunduğu zaman, "Ona inandık, şüphesiz o Rabbimizden gelen gerçektir. Şüphesiz biz ondan önce de müslümandık" derler.
Kasas Sûresi
Terzibaba - Necdet Ardıç
(Kur'ân) okunduğu zaman: Zâtından haber veren hakikatler açıldığı zaman, "O'na îmân ettik, derler, çünkü henüz daha “ikân-yakîyn” mertebesine ulaşamadıklarından, muhakkak ki O, Rabbimizden haktır, diye tasdik ederler. Biz, ondan önce de, yani yaşadığımız seyru sülûk mertebelerinin, İbrâhîmiyyet, Mûseviyyet ve Îseviyyet mertebelerinde iken de, muhakkak ki beşeri benliğimizden soyunup, (Allah'a) teslim olanlardık." dediler.