Feemmâ men tâbe veâmene ve'amile sâlihan fe'asâ en yekûne mine-lmuflihîn(e)
Ama tövbe edip iman eden ve salih amel işleyen kimsenin kurtuluşa erenlerden olması umulur.
Kasas Sûresi
Terzibaba - Necdet Ardıç
“Artık tövbe eden’den kasıt her mertebede o mertebenin tövbesi itibariyledir. Hakikat mertebesinde ise tövbe, Daha evvelce kendi varlığnın kendine-nefsine ait olduğunu zan ederken, gerçekte bu varlığın Hakk’a ait olduğunu anlaması onun nefs-i benliğinden tövbesidir. Bu tövbeden sonra gerçek mânâ da imân ve hakikati olan “îkan” edip, ilmi Hakk’tan, tatbiki kuldan olan, sâlih amel yapanın, fiillerindeki idrak ve yaşantılarından dolayı bu sebeple felâha, nefsinden kurtuluşa, erenlerden olması umulur.