Men kâne yercû likâa(A)llâhi fe-inne ecela(A)llâhi leât(in)(c) vehuve-ssemî'u-l'alîm(u)
Her kim Allah'a kavuşmayı umarsa, bilsin ki Allah'ın tayin ettiği o vakit elbette gelecektir. O, hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir.
Ankebût Sûresi
Terzibaba - Necdet Ardıç
“Men kâne yercû likâa(A)llâhi fe-inne ecela(A)llâhi leât(in) vehuve-ssemî’u-l’alîm(u)” (29/5) Her kim Allah’a kavuşmayı umarsa, bilsin ki Allah’ın tayin ettiği o vakit elbette gelecektir. O, hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir. (29/5)
“Men” kim, kimlik, isim ifadesiyle likâAllah, Esmâ mertebesinde bulunan ayrı ayrı rabblerin tasarrufunda bulunan kimliklerden, zât ismi olan Rabb’ül erbaba “irci” veçhini döndürüp kavuşmayı umuyorsa o tayin edilen süre “ecel” elbette gelecektir.
Mevlânâ hazretleri ölüm gecesini hakka vuslat ve “şeb-i aruz” düğün gecesi olarak nitelendirilmiştir. (Murat Derûni) Salik için yemeğin en faziletlisi "livechillah" (Allahın vechine) nail olması için yediği yemektir.
Bu yemekler vahdet yemekleri yenen yerlerde irfan sofraları"dır. “ İz- -T-B- ” Kim ki bu talepte kendi bulunan hüviyet yönünün hakikati ile talepte bulunuyorsa, “Hüve” ile yani Ahadiyetin hüviyet yönü ile bilici ve işiticidir. Bu hüveden, hüvesine olan taleptir. (Murat Derûni)