Âl-i İmrân Sûresi 141. Âyet
آل عمران
Veliyumehhisa(A)llâhu-lleżîne âmenû veyemhaka-lkâfirîn(e)
Bir de Allah, iman edenleri arındırmak ve küfre sapanları mahvetmek için böyle yapar.
Bir de bu, Allah'ın iman edenleri tertemiz seçip, kâfirleri yok etmesi içindir.
Bu ayet, Uhud Savaşı sonrası ilahi hikmeti açıklayarak, müminlerin arındırılması ve kafirlerin helak edilmesi gibi iki zıt sonucu vurgular. Ayet, Allah'ın iradesinin bu iki eylemde nasıl tecelli ettiğini dilbilimsel bir derinlikle ortaya koyar.
Râgıb el-İsfehânî (el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân): Râgıb, 'mahhasa' fiilinin bir şeyi ateşle veya başka bir yolla saflaştırmak, içindeki yabancı maddelerden arındırmak anlamına geldiğini belirtir. Ayetteki bağlamda ise Allah'ın müminleri imtihanlar ve musibetler yoluyla günahlardan ve zayıflıklardan temizlemesi, imanlarını güçlendirmesi anlamında kullanılmıştır. (el-Müfredât, s. 458)
Ebû Ubeyde (Mecâzü'l-Kur'ân): Ebû Ubeyde, 'li-yumahhısa' ifadesini 'li-yuhallisa' (temizlemek, arındırmak) olarak açıklar. Bu, Allah'ın müminleri günahlarından ve hatalarından arındırarak, onları daha saf ve güçlü bir imana ulaştırması amacını taşır. (Mecâzü'l-Kur'ân, I, 107)
Toshihiko Izutsu (Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar): Izutsu, Kur'an'daki 'tathîr' (temizleme) ve 'tahliye' (boşaltma) kavramlarının 'mahhasa' fiiliyle ilişkili olduğunu ima eder. Bu fiil, müminlerin iç dünyalarındaki olumsuzluklardan arındırılması ve böylece ilahi rızaya daha uygun hale gelmeleri sürecini ifade eder. (Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar, s. 180-182)
Râgıb el-İsfehânî (el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân): Râgıb, 'îmân' kelimesinin kök anlamının 'emn' (güven, emniyet) olduğunu ve 'âmenû' fiilinin 'tasdik etmek, güvenmek ve kalben kabul etmek' manasına geldiğini belirtir. Ayetteki 'iman edenler', Allah'ın vaadine güvenen ve O'nun yolunda sebat gösteren kimselerdir. (el-Müfredât, s. 89)
Ebu'l-Bekâ el-Kefevî (el-Külliyyât): Kefevî, imanın sadece dil ile ikrar değil, aynı zamanda kalp ile tasdik ve azalarla amel etmeyi de kapsayan geniş bir kavram olduğunu vurgular. Ayetteki 'âmenû' ifadesi, bu bütüncül imana sahip olanları işaret eder. (el-Külliyyât, s. 140)
Toshihiko Izutsu (Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar): Izutsu, 'iman'ın Kur'an'da sadece bir inanç değil, aynı zamanda bir 'güven ilişkisi' olduğunu belirtir. Allah'a iman etmek, O'nun vaatlerine güvenmek ve O'nun emirlerine teslim olmak anlamına gelir. Bu ayetteki 'iman edenler', bu güven ilişkisini sürdürenlerdir. (Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar, s. 150-155)
Râgıb el-İsfehânî (el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân): Râgıb, 'mahaka' fiilinin bir şeyin bereketini ve hayrını gidermek, onu yok etmek anlamına geldiğini ifade eder. Ayetteki 'yemhaka' ifadesi, Allah'ın inkarcıların güçlerini, mallarını ve varlıklarını tedricen veya aniden ortadan kaldırması, onları helake sürüklemesi anlamındadır. (el-Müfredât, s. 459)
İbn Kuteybe (Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân): İbn Kuteybe, 'yemhaka' fiilini 'yuhlike' (helak etmek) ve 'yuzhibe' (gidermek) olarak açıklar. Bu, inkarcıların dünyadaki güçlerinin ve ahiretteki kurtuluş umutlarının tamamen yok edilmesi anlamına gelir. (Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân, s. 110)
Fîrûzâbâdî (Basâiru Zevi't-Temyîz): Fîrûzâbâdî, 'mahaka' fiilinin 'bir şeyi kökünden kazımak, izini silmek' gibi güçlü bir yok etme anlamı taşıdığını belirtir. Ayetteki kullanımı, inkarcıların sadece maddi varlıklarının değil, aynı zamanda manevi güçlerinin ve etkilerinin de ortadan kaldırılacağını vurgular. (Basâiru Zevi't-Temyîz, V, 120)
Râgıb el-İsfehânî (el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân): Râgıb, 'küfr' kelimesinin asıl anlamının 'örtmek' olduğunu ve 'kâfir'in de hakikati örten, inkar eden kişi olduğunu belirtir. Ayetteki 'kâfirîn', Allah'ın varlığını, birliğini ve peygamberlerin getirdiği mesajı bile bile reddedenlerdir. (el-Müfredât, s. 705)
Ebû Ubeyde (Mecâzü'l-Kur'ân): Ebû Ubeyde, 'kâfir' kelimesini 'Allah'ın nimetlerini inkar eden, O'na karşı nankörlük eden' olarak açıklar. Bu ayetteki bağlamda, Allah'ın dinine karşı çıkan ve müminlere düşmanlık eden kimseleri ifade eder. (Mecâzü'l-Kur'ân, I, 108)
Toshihiko Izutsu (Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar): Izutsu, 'küfr' kavramının Kur'an'da sadece inançsızlık değil, aynı zamanda 'nankörlük' ve 'hakikati reddetme' anlamlarını da içerdiğini vurgular. Kâfirler, Allah'ın kendilerine bahşettiği nimetlere karşı nankörlük eden ve O'nun ayetlerini görmezden gelenlerdir. (Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar, s. 160-165)
Âl-i İmrân Sûresi
Terzibaba - Necdet Ardıç
(141) (Ve li yümahhısAllahullezîne âmenu ve yemhakal kafirîn;)
“Bir de bu, Allah'ın imân edenleri tertemiz seçip, kâfirleri yok etmesi içindir.”