Felemmâ veda'at-hâ kâlet rabbi innî veda'tuhâ unśâ va(A)llâhu a'lemu bimâ veda'at veleyse-żżekeru kelunśâ(s) ve-innî semmeytuhâ meryeme ve-innî u'îżuhâ bike veżurriyyetehâ mine-şşeytâni-rracîm(i)
Onu doğurunca, "Rabbim!" dedi, "Onu kız doğurdum." -Oysa Allah, onun ne doğurduğunu daha iyi bilir- "Erkek, kız gibi değildir. Ona Meryem adını verdim. Onu ve soyunu kovulmuş şeytandan senin korumana bırakıyorum."
Âl-i İmrân Sûresi
Terzibaba - Necdet Ardıç
(36) Felemmâ vedaatha kalet Rabbi innî veda'tüha ünsa* vAllahu a'lemu Bi mâ vedaat* ve leysez zekeru kel ünsaâ* ve innî semmeytüha Meryeme ve innî üîzüha BiKE ve zürriyyeteha mineş şeytanirracîm;
“Onu doğurunca -Allah onun ne doğurduğunu bilip dururken- şöyle dedi: "Rabbim, onu kız doğurdum; erkek, kız gibi değildir. Ona Meryem adını verdim. Onu ve soyunu koğulmuş şeytanın şerrinden sana ısmarlıyorum".”
“Meryem” isminin harflerini incelersek, (Mim) Hakikati Muhammedinin İseviyet mertebesinin doğurganlığa
başlaması yani (r) Rahmân tecellisinin zuhuru, (y) yakin ifadesi, sondaki (Mim) de Hakikati Muhammedinin o mertebedeki zuhur mahallidir.