Yâ meryemu-knutî lirabbiki vescudî verke'î me'a-rrâki'în(e)
"Ey Meryem! Rabbine divan dur. Secde et ve (O'nun huzurunda) rüku edenlerle beraber rüku et" demişlerdi.
Ey Meryem! Rabbine divan dur ve secdeye kapan ve rüku' edenlerle beraber rüku' et" demişlerdi.
Âl-i İmrân 43. ayeti, Hz. Meryem'e hitaben ibadetin temel unsurlarını ve Allah'a tam bir teslimiyetin önemini vurgulamaktadır. Ayet, 'kunût', 'sücûd' ve 'rukû'' gibi anahtar kavramlar aracılığıyla ibadetin hem bireysel hem de cemaatle olan boyutuna işaret eder.
Râgıb el-İsfehânî (el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân): Râgıb, 'kunût' kelimesini 'itaate devam etmek, huşu içinde durmak' olarak açıklar. Ayetteki 'ıknetî' emri, Hz. Meryem'den Rabbine karşı sürekli bir itaat ve huşu içinde ibadete devam etmesini istemektedir, bu da onun Allah'a olan derin bağlılığını gösterir.
Ebû Ubeyde (Mecâzü'l-Kur'ân): Ebû Ubeyde, 'kunût'u 'itaat' olarak yorumlar. Bu ayetteki kullanımıyla, Hz. Meryem'in Allah'ın emirlerine tam bir teslimiyetle boyun eğmesi ve ibadetlerini aksatmadan yerine getirmesi kastedilmektedir.
Toshihiko Izutsu (Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar): Izutsu, 'kunût' kavramının Kur'an'da 'Allah'a karşı tam bir teslimiyet ve itaat hali' anlamına geldiğini belirtir. Hz. Meryem'e yöneltilen bu emir, onun Allah'ın iradesine kayıtsız şartsız boyun eğmesini ve ibadetlerini bu bilinçle yapmasını ifade eder.
İbn Kuteybe (Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân): İbn Kuteybe, 'sücûd'u 'yere kapanmak' ve 'Allah'a tazim göstermek' olarak açıklar. Ayetteki 'üscüdî' emri, Hz. Meryem'den Allah'a karşı en derin saygı ve tevazu ifadesi olan secdeyi yapmasını istemektedir.
Râgıb el-İsfehânî (el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân): Râgıb, 'sücûd'un 'boyun eğmek' ve 'yere kapanmak' anlamlarına geldiğini, bunun Allah'a karşı en büyük tevazu ve itaat hali olduğunu belirtir. Hz. Meryem'e emredilen secde, onun Allah'a olan mutlak teslimiyetini simgeler.
Mevlüt Güngör (Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi): Güngör, 'secde'nin Kur'an'da hem fiziksel bir eylem olarak yere kapanmayı hem de Allah'ın iradesine tam bir teslimiyeti ifade ettiğini vurgular. Hz. Meryem'e verilen bu emir, onun ibadetinde hem bedensel hem de ruhsal bir teslimiyet içinde olmasını gerektirir.
Ebû Bekir es-Sicistânî (Nüzhetü'l-Kulûb): Sicistânî, 'rukû''yu 'eğilmek' ve 'tazim göstermek' olarak tanımlar. Ayetteki 'irkâî' emri, Hz. Meryem'den Allah'a karşı saygı ve tazim ifadesi olan rüku eylemini yerine getirmesini istemektedir.
Râgıb el-İsfehânî (el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân): Râgıb, 'rukû''nun 'eğilmek' ve 'tevazu göstermek' anlamlarına geldiğini, özellikle namazdaki eğilme eylemini ifade ettiğini belirtir. Hz. Meryem'e emredilen rüku, onun ibadetinde Allah'a karşı gösterdiği saygıyı ve tevazuyu vurgular.
Ebu'l-Bekâ el-Kefevî (el-Külliyyât): Kefevî, 'rukû''nun 'eğilmek' ve 'boyun eğmek' anlamlarını taşıdığını, şer'i anlamda ise namazda belirli bir şekilde eğilmeyi ifade ettiğini belirtir. Bu ayetteki kullanımı, Hz. Meryem'in ibadetinin bir parçası olarak rüku etmesini emreder.
Semîn el-Halebî (Umdetü'l-Huffâz): Semîn el-Halebî, 'râkiîn' kelimesinin 'rüku edenler' anlamına geldiğini ve burada ibadet eden cemaati ifade ettiğini belirtir. Ayetteki 'me'a' edatıyla birlikte kullanılması, Hz. Meryem'in ibadetini cemaatle birlikte yapmasının önemine işaret eder.
Fîrûzâbâdî (Basâiru Zevi't-Temyîz): Fîrûzâbâdî, 'râkiîn'i 'Allah'a boyun eğenler, ibadet edenler' olarak açıklar. Bu ayette, Hz. Meryem'in ibadetini sadece bireysel olarak değil, aynı zamanda Allah'a ibadet eden diğer müminlerle birlikte yapması teşvik edilmektedir.
Toshihiko Izutsu (Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar): Izutsu, Kur'an'da ibadetin bireysel boyutunun yanı sıra cemaatle yapılan boyutunun da önemli olduğunu belirtir. 'Râkiîn' ile birlikte rüku etme emri, Hz. Meryem'in ibadetinin toplumsal bir bağlamda da değer taşıdığını ve cemaatle ibadetin faziletine işaret ettiğini gösterir.
Âl-i İmrân Sûresi
Terzibaba - Necdet Ardıç
(43) Ya Meryemuknütiy li Rabbiki vescüdî verkeî maar rakiîn;)
“Ey Meryem! Rabbine divan dur ve secdeye kapan ve rükû' edenlerle beraber rükû' et" demişlerdi.” Buradaki secde şükran secdesidir. Bu mertebede olanların arasına sende gir, sende onlar gibi ol.