Żâlike min enbâ-i-lġaybi nûhîhi ileyk(e)(c) vemâ kunte ledeyhim iż yulkûne aklâmehum eyyuhum yekfulu meryeme vemâ kunte ledeyhim iż yaḣtasimûn(e)
(Ey Muhammed!) Bunlar sana vahyettiğimiz gayb haberlerindendir. Meryem'i kim himayesine alıp koruyacak diye kalemlerini (kur'a için) atarlarken sen yanlarında değildin. (Bu konuda) tartışırlarken de yanlarında değildin.
Âl-i İmrân Sûresi
Terzibaba - Necdet Ardıç
(44) Zâlike min enbâil ğaybi nuhıyhi ileyk* ve mâ künte ledeyhim iz yülkune aklamehüm eyyühüm yekfülü Meryem* ve mâ künte ledeyhim iz yahtesımun;
“İşte bu, sana vahyettiğimiz gayb haberlerin-dendir. (Yoksa) "Meryem'i kim himayesine alıp koruyacak?" diye kalemlerini (kur'a için) atarlarken sen yanlarında değildin. (Bu hususta) Tartışırlarken de yanlarında bulunmadın.” Bizler bu halleri idrak edip yaşıyorsak, bunlar bize Cenâb-ı Hakk’ın ilhamından başka bir şey değildir.