İçeriğe atla
Âl-i İmrân 45Cüz 3 · Sayfa 55

Âl-i İmrân Sûresi 45. Âyet

آل عمران

Sohbete sor

İż kâleti-lmelâ-iketu yâ meryemu inna(A)llâhe yubeşşiruki bikelimetin minhu-smuhu-lmesîhu ‘îsâ-bnu meryeme vecîhen fî-ddunyâ vel-âḣirati vemine-lmukarrabîn(e)

Hani melekler şöyle demişti: "Ey Meryem! Allah, seni kendi tarafından bir kelime ile müjdeliyor ki, adı Meryem oğlu İsa Mesih'tir. Dünyada da, ahirette de itibarlı ve Allah'a çok yakın olanlardandır."

Âl-i İmrân Sûresi

Terzibaba - Necdet Ardıç

(45) (İz kaletil Melâiketu ya Meryemu innAllahe yübeşşiruki Bi Kelimetin minHU,ismühül Mesîhu Îsebnü Meryeme vecîhen fid dünya vel âhıreti ve minel mükarrebîn;

“Melekler şöyle demişti: "Ey Meryem! Allah sana kendisinden bir kelimeyi müjdeliyor ki, adı Meryem oğlu İsâ Mesih'dir; dünyada da ahirette de itibarlı, aynı zamanda Allah'a çok yakınlardandır.”

“İsâ” kelimesine baktığımızda “Ayn” ve “Sin” harflerinden oluşmaktadır yani “gören göz” “Ey Hakkı müşahede eden insân” mânâsınadır. “Mesih” kelimesinde (Mim) Hakikati Muhammedinin ifadesi, (Sin) insân, (h) harfide Hayy, hayattır yani Hakikati Muhammedi ile hayat bulan insân mânâsınadır. Kişinin izafi varlığından soyunması onun mesh edilmesidir. Ve İsâ Mesih’te Meryem kelimesindeki manâdân meydana gelmektedir. demek ki, Meryem kelimesindeki mânânın çok iyi anlaşılması gerekmeytedir.

Bu âyet şu eserlerde de geçiyor(5)