Vemin âyâtihi en yursile-rriyâha mubeşşirâtin veliyużîkakum min rahmetihi velitecriye-lfulku bi-emrihi velitebteġû min fadlihi vele'allekum teşkurûn(e)
Rüzgarları, yağmurun müjdecileri olarak göndermesi, Allah'ın (varlık ve kudretinin) delillerindendir. O, bunu, size rahmetinden tattırmak, emriyle gemilerin yol alması, O'nun lütfundan rızkınızı aramanız ve şükretmeniz için yapar.
Rüzgarları müjdeciler olarak göndermesi, size rahmetinden tattırması, emriyle gemilerin akıp gitmesi ve lütfundan rızık isteyip kazanmanız O'nun âyetlerindendir. Hem gerek ki şükredesiniz.
Bu ayet, Allah'ın kudretini ve rahmetini gösteren doğal olayları (rüzgarlar, gemiler) ve bunların insan yaşamındaki işlevlerini (müjde, rızık, şükür) vurgulamaktadır. Anahtar kavramlar, Allah'ın yaratıcılığını ve insanlara yönelik lütuflarını dilbilimsel bir derinlikle ortaya koymaktadır.
Râgıb el-İsfehânî (el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân): Âyet kelimesi, açık alamet, nişan ve delil anlamına gelir. Bu ayetteki kullanımıyla, Allah'ın kudretini ve birliğini gösteren, üzerinde düşünülmesi gereken evrensel işaretleri ifade eder. Rüzgarların gönderilmesi, rahmetin tattırılması gibi olaylar, Allah'ın varlığının ve gücünün somut delilleridir.
Ebû Ubeyde (Mecâzü'l-Kur'ân): Âyât, 'alâmât' (alametler) demektir. Ayette geçen 'min âyâtihî' ifadesi, Allah'ın kudretinin ve yaratıcılığının açıkça görülebilen işaretlerinden olduğunu belirtir. Rüzgarların müjdeleyici olarak gönderilmesi, bu işaretlerden biridir.
Toshihiko Izutsu (Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar): Izutsu, 'âyet' kavramının Kur'an'da sadece bir 'işaret' olmaktan öte, Allah'ın varlığını ve iradesini gösteren 'mucizevi bir delil' anlamı taşıdığını belirtir. Bu ayetteki 'âyâtihî' ifadesi, rüzgarların ve gemilerin işleyişinin, Allah'ın mutlak gücünün ve insanlara yönelik lütfunun birer kanıtı olduğunu vurgular.
İbn Kuteybe (Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân): İrsâl, bir şeyi serbest bırakmak, göndermek demektir. Ayette 'yursile' fiili, Allah'ın rüzgarları belirli bir hikmetle, yani müjdeleyici olarak ve rahmetini tattırmak üzere sevk etmesini ifade eder. Bu, rastgele bir olay değil, ilahi bir iradenin sonucudur.
Râgıb el-İsfehânî (el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân): Ersele fiili, bir şeyi bir yere veya bir kimseye göndermek, sevk etmek anlamına gelir. Burada Allah'ın rüzgarları, yağmur müjdecisi olarak ve insanlara fayda sağlamak üzere göndermesini ifade eder. Bu gönderme, ilahi bir düzenin parçasıdır.
Mevlüt Güngör (Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi): Güngör, 'irsâl' fiilinin Kur'an'da genellikle ilahi bir görevlendirme veya sevk etme anlamında kullanıldığını belirtir. Bu ayette rüzgarların 'gönderilmesi', onların Allah'ın emriyle belirli fonksiyonları yerine getirmek üzere hareket ettirildiğini gösterir.
Ebû Bekir es-Sicistânî (Nüzhetü'l-Kulûb): Riyâh (çoğul), rüzgarlar demektir. Kur'an'da genellikle rahmet ve fayda getiren rüzgarlar için çoğul (riyâh) kullanılırken, azap ve helak getirenler için tekil (rîh) kullanılır. Bu ayette 'mübeşşirât' (müjdeleyiciler) vasfıyla birlikte çoğul kullanılması, rüzgarların rahmet ve bereket getiren yönüne işaret eder.
Fîrûzâbâdî (Basâiru Zevi't-Temyîz): Riyâh kelimesi, rüzgarların farklı yönlerden esmesini ve çeşitli faydalar sağlamasını ifade eder. Ayetteki 'mübeşşirât' sıfatıyla birlikte kullanılması, rüzgarların yağmur ve bereketin habercisi olduğunu, dolayısıyla Allah'ın rahmetinin bir göstergesi olduğunu vurgular.
Toshihiko Izutsu (Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar): Izutsu, Kur'an'da rüzgarın (rîh/riyâh) genellikle Allah'ın kudretinin ve iradesinin bir aracı olarak tasvir edildiğini belirtir. Bu ayette 'riyâh'ın 'mübeşşirât' olarak gönderilmesi, onun sadece fiziksel bir olgu değil, aynı zamanda ilahi bir mesaj ve lütuf taşıyıcısı olduğunu gösterir.
Râgıb el-İsfehânî (el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân): Rahmet, kalpteki incelik ve şefkatten kaynaklanan iyilik ve ihsan etme arzusudur. Allah'a nispet edildiğinde ise, sadece ihsan ve lütuf anlamına gelir. Ayette 'rahmetini tattırması', rüzgarlar aracılığıyla gelen yağmur ve bereket gibi somut lütufları ifade eder.
Ebu'l-Bekâ el-Kefevî (el-Külliyyât): Rahmet, Allah'ın kullarına yönelik genel lütfu ve ihsanıdır. Bu ayette, rüzgarların getirdiği yağmur ve bereketin, Allah'ın insanlara olan merhametinin bir tezahürü olduğu vurgulanır. Bu, sadece maddi değil, aynı zamanda manevi bir lütuftur.
Toshihiko Izutsu (Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar): Izutsu, 'rahmet' kavramının Kur'an'da Allah'ın en temel niteliklerinden biri olduğunu ve O'nun yaratma ve yönetme eylemlerinin altında yatan ana motivasyon olduğunu belirtir. Bu ayette rüzgarların ve gemilerin işleyişi, Allah'ın insanlara yönelik bitmek bilmeyen rahmetinin somut örnekleridir.
Râgıb el-İsfehânî (el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân): Şükür, nimet verenin nimetini bilmek ve onu övgüyle anmaktır. Ayette 'leallekum teşkurûn' ifadesi, Allah'ın bu nimetleri (rüzgarlar, gemiler, rızık) vermesinin amacının, insanların bu lütufları fark edip O'na minnettarlık duymaları olduğunu belirtir. Şükür, hem kalple hem dille hem de amelle olur.
Semîn el-Halebî (Umdetü'l-Huffâz): Şükür, nimetin sahibini tanımak ve O'na karşı minnet duygusu beslemektir. Bu ayetteki 'teşkurûn' fiili, Allah'ın insanlara sunduğu bu açık deliller ve nimetler karşısında onların nankörlük etmeyip, O'nun kudretini ve rahmetini idrak ederek şükretmelerini beklediğini ifade eder.
Toshihiko Izutsu (Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar): Izutsu, 'şükür' kavramının Kur'an'da Allah ile insan arasındaki ilişkinin temelini oluşturan önemli bir ahlaki erdem olduğunu vurgular. Allah'ın nimetlerine karşılık şükretmek, insanın O'na olan kulluğunun ve O'nun lütuflarını idrak etmesinin bir göstergesidir. Bu ayetteki şükür çağrısı, insanın bu nimetler karşısında pasif kalmaması, aksine aktif bir minnettarlık göstermesi gerektiğini belirtir.
Rûm Sûresi
“Rüzgar” nefesi rahmani rüzgarlarıdır. İrfan ehli tarafından salikin gönül göğünde inşa halinde olan hakikati muhammedi teknesinin yelkenleri şişirilip hakka doğru yol almaya hazır olur. Abdiyet hakikati ile oluşan gözyaşı ise müjdeci yağmurlar olarak gönül göğü deryasını oluşturur. İşte bu, o kul için rabbinin faziletinden olan rahmettir. (Murat Derûni)